21.03.2011

Bakır Kokusu...(Çocukluğum)

Oturuyorum… Beyaz duvar taşında sallıyorum ayaklarımı duvara çarpa çarpa. Elimde kılıç oynadığım çubuk…Yarısını soyup yarısını yorulup bıraktığım ağıt ot kokulu söğüt dalı… Tişörtüm terden su gibi. Yine çok koştum deli gibi bir oyana bir buyana derken oturdum bu alçak duvara. Oturunca anladım azıcık yorulmuşum. Acıktım da… Şimdi eve girsem annem bir daha dışarı bırakmaz. En iyisi mutfaktan ekmek aşırıp tekrar oyun oynamak. Bir evin bodrum katında oturuyoruz. Kışları nemli ve rutubetli geçiyor. Arka bahçe kocaman bir arsa ya da bahçemi desem ama öyle çok ağaç yok. Bir iki tane cılız iskeletten ibaret… İki tane de büyük ağaç var güçlü, kocaman, tamda karşı karşıya ve de birbirlerine öyle uzak… Evimizin balkonu olmadığından ve benim salıncak diye tutturmalarım neticesinde iki büyük ağaca kocaman bir salıncak yaptı annem. Bayılırım salıncaklara. Bıraksa beni burada, akşam gelip alsa otururum zevkle hiç sesim çıkmaz. Öyle seviyorum. İlk yaptığında salladığı o an aklımda. Puslu bir his, gerçekle hayal karışımı bir hatıra.Annem yapmış salıncağı sallıyor beni. Benim coşkulu sesim arsa dışındaki inşaatın soğuk duvarlarında yankılanmakta. Renksiz bir ıssızlıkla geri dönen sesimi beğenmiyorum. Bu yüzden itici geliyor evimizin arka tarafı. Soğuk taşlar, ayaz, terkedilmiş gibi duran inşaat, cılız ağaçlar… Sevemedim işte tepsi çok iticiydi.


Evimiz saray yavrusu, cennet bir parça benim için. Başka ev gördüğüm mü var! Annem babam var içinde,oyuncaklarım var, sıcak sobamız var. Cennet gibiydi o zamanlar. Tuvaleti taşarmış ben hiç görmedim. Nemden ağır bir koku oluşurmuş ben ne anlarım. Bi fareleri hatırlıyorum. Ufak fareler vardı evimizde. Herkes kedi köpek besler bizde de fareler o kadar normal hayvanlardı işte. Görünce yadırgamazdım. O yüzdendir belki de sonrasında da hiç farelerden korkan bir insan olmadım.


Bazen tek oynamaktan canım sıkılır, camdaki sinekleri elimle toplar, kanatlarını yolar onlarla oynardım. Aslında oyunda sayılmaz. Dolaplı (kapaklı) kanepelerimiz vardı, kapağı açar sinekleri oraya kapatırdım. Amaçsızca, çocukluk hani empati yeteneğinin zayıf olduğu dönemler. Bir gün iri kıyım bir sinek aldım elime meğersem hamileymiş, ellerim olabildiğince tırtıl oldu. Çok ama çok iğrendim, tiksindim sonra bir daha asla sineklerle uğraşmadım. Kapının girişindeki somyanın altında bakırdan ıvır zıvırlar vardı. Onları çok karıştırırdım niyeyse. O bakır kokusunu nerde alsam direk o günlere, o somyanın altına gider aklım.


Sakin bir çocuktum ben, uslu,çoğu zaman içine kapanık. Annemler ne kadar çokbilmiş geveze bir şey olduğumu söyleseler de ben hep suskunluklarımı hatırlıyorum.Hayatım hep böyle paslaşmalarlageçti. Dönem dönem akıllı, konuşkan,girişken, becerikli, cesaretli... Dönem dönem sakin, saf, suskun, cesaretsiz…Şuan hayatımın sakin, konuşkan,girişken, cesaretli karmasını yakalamış durumdayım. Ama sonrası nasıl olur bilemem…


Not: Bazen özlüyorum bakır kokusunu, hem de çok…


14 yorum:

  1. Benim de sineklerle ilgili ayni tecrubem olmustu,
    cidden insan ozler mi gecmisi? Degistiremeyecegim seyi niye ozliyim ki?

    YanıtlaSil
  2. Sadece umut;
    özlersin geçmişi,değiştiremediğin için burnun sızlaya sızlaya başta türlü özlersin...

    ÖÖ! sinek olayı tam bi facia ya :D:D

    YanıtlaSil
  3. Kim özlemiyor ki..?

    Hayatın diğer yüzünü gördükten sonra..

    selam ile..

    YanıtlaSil
  4. Ne kadar hoş ve sıcacık bir yazı.
    Hep severim çocukluğunda hafif burukluk olan anıları. O anı sahipleri ancak böyle hoş anlatabiliyor çünkü.

    YanıtlaSil
  5. ne tatlı yazmışsın. sinekleri ben de yolardım. ah salıncak ah :)

    YanıtlaSil
  6. sen kitap yazmalısın.
    bunu düşün.

    YanıtlaSil
  7. Ahh ahh eski günler ahh... Sinekleri reçelle yakalardım ben ama kanatlarını koparamazdım.. Elime reçeli sürer yapışmalarını beklerdim. Bazılarını avucumda sallayıp sallayıp masaya vururdum :)

    Hele o soba yok mu off off... Üzerinde az mı kestane pişirdim. Sabahları ekmek koyardım üstüne sıcacık.. Portakal, mandalina yedikten sonra kabuklarını küçük küçük doğrayıp sobanın üstüne koyardım :) sobanın üstünde hep bi güğüm olurdu su sızardı yanından :) Şimdi bunların hiç biri yok :/

    YanıtlaSil
  8. Bu deli çocuk;
    Öyle.. Haklısın...

    YanıtlaSil
  9. Nehir ida;
    Teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  10. Deep;
    Salıncaklarla ilgili bişeyler hatırladın galiba:):)
    Sineklerle uğraştın sennn! inanmam:D
    Anaaaaaa deep e bak hele:)

    YanıtlaSil
  11. Baba;
    Kim alır benim kitabımı baba ya bi sponsorum bile yok:)

    Ama teşekkür ederim bunu söyleyen arkadaşlarımı ayrı bi seviyorum:)

    YanıtlaSil
  12. Bir ince ses;
    Ne güzel anlatmışsın söylediklerinle iyice küçüklğüme gittim bana başka birşey hatırlattın onuda ilerki zamanlarda buraya yazıcam:)

    YanıtlaSil
  13. seni sinek katili !
    benim çocukluğumda dikiş makinasının ıvır zıvırının konduğu küçük metal kutu ve annemlerin yatağı (divanının ) altı gizli hazinemdi .şimdiki çocuklarsa peh

    YanıtlaSil
  14. Neval;
    Bende dikiş makinasının ıvır zıvırlarını karıştırdım bol bol:D
    Şimdi farkettimde ne meraklıyımışım ben ya:D
    Ayrıca evet çok sinek katlettim Allah affetsin :P

    YanıtlaSil

Paylaşmak Güzeldir ;)