3.05.2011

Babasız Çocuk Olmak...

Bazı çocuklar hayata 1-0 yenik başlar. Onlar babalarını hiç tanıyamazlar. Ya ölüm uzaklaştırır onlardan, ya da babalık sorumluluğunu, tam içine sindirememiş ellerde doğarlar. Olmaz işte kimilerinin babası…

Kocaman kollarında o şefkat hissinin hoşluğunda, bilindik bir kokuyla, keyifle uyuyamazlar… Nazlanamazlar… Sırtımı kaşı uyuyamıyorum, deyip biraz daha güven hissinin tadını çıkaramazlar… Babam seni döver diyemezler. Kapı çalınca yapışamazlar bacaklarına, hemen meydan güreşi için salona çekiştiremezler. Yolun bir başından göründü mü, elinde ne varsa bırakıp özgürce koşamazlar babalarına… Ceketin cebinden hiç sürpriz bir şeyler çıkmaz… Baba ile anne bambaşkadır. Evde pazarları tamir yapılmalıdır. Annenin yemekleri kırk gün aç kalmışçasına iştahlıca yenmelidir. Baba evin direğidir. Zaman zaman korkulan, her daim sevilen ve de onsuz olunamayandır baba… Evi ısıtan sıcacık bir yüreği vardır. Korktuğunda güvenle yaklaşılabilecek ilk insandır baba. Bak bunu babam aldı dediğimizde yüreğimize güven, mutluluk hissettirendir.

Kimi annelerde bu zorluğun tümünü sırtlanmak zorunda kalanlardandır. Bir koltukta iki karpuz misali hem anne hem baba olmaya çalışırlar. Onlar özverili kadınlardır… Ama anne sadece anne olmalıdır… Babanın bir imajı vardır bu yüzden ayrı bir birey olmalıdır. Babanın elleri büyük, avuçları nasırlı olmalı, seninle oynarken gözünden uyku akmalıdır. Bir arkadaş senin baban ne iş yapıyor dediğin de anne gösterilmez ki…


Zordur bir aileyi babasızda eksiksizmiş gibi idare etmek. Anne işe gitmelidir, evde yemek pişirmelidir, veli toplantılarına gitmeli, evin eksiklerini karşılamalı, okul masrafları, dersler, şahsi sorunlar hepsi sekteye uğramadan düzen içerisinde idame ettirilmelidir. Ve bunun gibi nice duygular babanın kıymetini bilmeyen evlatlara örnek olmalıdır. Babasız çocuklar daha çabuk olgunlaşır. Onların anlaması gereken olgun gerçeklikler vardır. Hayalleri vardır sağ yanı hep eksik kalan. Umutları vardır uzaklara bakıp acaba dedirten…

“Babasız çocuk olmak hiç çamurla oynamamış, hiç bisiklete binmemiş, hiç hevesleri gerçek olmamış bir çocuğun eksikliklerinden daha da büyük bir eksikliktir.”

“Babasız çocuk olmak; Akşam kapı çaldığında hevesle kapıyı açmak gibi beklentilere meyil edememektir…”

Amak- Hayal

34 yorum:

  1. anneye düşüyor çocukların yolunu çizmek bu durumda dediğin gibi. çok şükür yaşadım hepsini...

    YanıtlaSil
  2. yazın çok duygulandırdı beni.
    Baba başka bir şeydir.

    YanıtlaSil
  3. bahar ve kızı yağmur;

    Zaten Annede yoksa vay haline...Rabbime şükredecek çok şey var...

    YanıtlaSil
  4. Blush;

    Bende yazarken bir çoğunu yaşamadığım halde çok duygulandım...

    baba ile annenin yeri bambaşkadır...

    YanıtlaSil
  5. özlem sana çok garip ve çok saçma gelecek ama baba olmasaydı benim hayatımda daha iyiye gidecekti sanki her şey.yaşım 35 oldu ama hala annemle aramda koca bir duvar gibi durur babam.ve ondandır ki annemle aramda çalınmış nice yılların acı soğukluğu var.

    YanıtlaSil
  6. Sitare;

    Mim konusundan sonra küsmediğine sevindim arkadaşım:)

    Bu da bir kayıp..

    Sende babası olanlardan sayılmazsın işte..

    SEninde içinde kocaman bir boşluk olarak kalmış baba..Duvar olmuş,keşke olmuş,ama baba olamamış işte...

    Yani en azından ben öyle anladım cümlelerinden..

    Garip ve saçma gelmedi neden biliyor musun?

    Bende çoğu zaman eğer babam olmasaydı herşey daha güzel olur diyenlerdenim..Yani öyleydim..Şimdi demiyorum çünkü herşeyde bir hayır canım...

    YanıtlaSil
  7. haklısın.

    ne çok çocuklu boşanmış anne var.
    ve babasız yetişen çocuklar.

    YanıtlaSil
  8. ben o 1-0 yenik başlayanlardanım :(

    YanıtlaSil
  9. ne kadar paralasa da anne kendini babanın yerini tutamıyor .tabiiki annenin yerini de baba .

    YanıtlaSil
  10. neval;

    İki ayrı karakteri tek kefede tutmak olası bir durum değil..

    Öyle canım..

    Tutmuyor...

    YanıtlaSil
  11. içim acıdı:(
    hele o fotoğraftaki küçük çocuğun bakışlarındaki derinlik o masumiyet...

    yüreğin dert görmesin...

    YanıtlaSil
  12. yazdıklarını hissedemedim yaşamadığım için ucundan kıyısından....
    iyiki hissedemedim şükürler olsun...
    ne deyim ALLAH gÖNLÜNÜN muradını versin

    YanıtlaSil
  13. Ben yetim ve öksüzleri iyi bilirm.. Ben onları severim..

    YanıtlaSil
  14. Göçebe;

    :(:(

    Valla, bişey diyemedim...

    YanıtlaSil
  15. nabrut;

    Kendi hayatımı yazdım sayılmaz aslında..
    Ama hissederek yazdım..

    YanıtlaSil
  16. Profösör;

    Sevmektir herşeyi güzel kılan mı desek...

    YanıtlaSil
  17. Tam böyle hislerim kıpır kıpır olmaya başlamış, duygulanırken son paragrafınla beni alt üst ettin. Sanki bu yazıyı hiç okumamış gibi oldum.. Baba sevgisinden bahsediyosun, sonra bu çocukların anlaması gereken gerçekler İslam'dadır diyosun. Beni tanıyosun az çok lafımı esirgemem ama her şeyi dine bağlamak bana çok mantıksız geliyo.. Şimdi kalkıp bana dini bilgiden yoksun olduğun için böylesin diyebilirsin ama bence hiç alakası yok.. Sen anne baba sevgisini bilmeyen birine, yaşamamış birine İslam'ı anlatarak gerçekleri öğretemezsin.. Somut bişeyin açığını soyut bi kavramla kapatamazsın.

    YanıtlaSil
  18. Bir ince ses;

    Herşey dine bağlıdır ama ben hiç bir yazımı dine bağlamadım şimdiye kadar. Aç bak bütün yazılarım bir cümle vurgusu ile biter ama mesajın içine öneri sokmam.Bu yazıyı yazarken bir çok kişiden yardım aldım.Doğru cümlelerle doğru hisleri aktarmak adına babasız yetişmiş insanlara, yakınlarıma,burdaki yalnız başına çocuğunu büyüten annelere sordum.Adil davrandım inan hepsi dindar insanlar değildi.Ve genelde ortak cümle bunlarla başa çıkmanın yolunu inanca bağladı.Güçlü olmak, neden ben diyerek kendini hırpalamamak,yaşadığın hayatı eksiklik olarak algılamamak vb durumlara ışık olan şeyin kader çizgisinden ve de inanç güçlülüğünden geldiği kanaatindeyim...

    İnce düşüncelerini her zaman belirt tabikide... Ama benim tarzım değil sosyal mesaj vermek.Ben genelde sadece olayı yazmayı severim ama bu bir aynı dili konuşanların ortak teması oldu... Hepsi bu...

    YanıtlaSil
  19. Ben yazılarında yazdın demedim zaten ki sen de daha ilk cümlenden belirtmişsin zaten her şey dine bağlıdır demişsin. Ben bunu anlatmaya çalıştım sana. Her şey dine bağlı değildir.. Bu konuda seninle anlaşamıcaz onun için fazla üstelemek istemiyorum. Başımızda Allah kitap diyenlerin yaptıklarını görüyosun. Sosyal mesaj vermek benim tarzım değil diyosun ama bu yazını bu yorumunu okuyanlar elbetteki etkilenecek. Bu iki iki daha dört.. Hergün onlarca blog okuyoruz, herkesin yazdığından bi parça kendimize katmak istiyoruz, dağarcığımızı genişletmek istiyoruz.

    YanıtlaSil
  20. ince;

    Kabul etsende etmesende herşey kaynağı O'dur...Herşey dine bağlıdır.Tut ki birileri yazılarıma baktı etkilendi kötüyemi götürürüm hakikate adım olur başka da bir şey olmaz bu...

    Yani bir şeyleri dine bağlamak için illa felakete uğramamızda gerekmez.Ne hayat yaşıyorsan,irade sahibiysen, seni hayvanlar aleminden bitki aleminden sıyırıp bir kader sahibi etmişse, kamil olma fırsatı vermişse yaradan! ben bunu neye bağlıyım söyler misin?:)

    İnkar etsekte var bu gerçek,en iyi motive aracıdır din...Bunu inkar edebilir misin?
    Az kuyruğumuz sıkışsa hemen dua ediyoruz.Boşlukları doldurmanın tek yegane yoludur neyin neden yaşandığını bilmek fak etmek...

    Anlaşamıcaz bu konuda seninle çünkü çook geniş bir konu bu...Ama ben eminim ne dersek diyelim ucu benim dediğime dayanır..Tabi ben dedim diye değil:)

    Görüşürüz ince:)

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  21. Çok güzel yazmışsınız. duygulandım çok:( Allah sevdiklerinize sağlıklı,huzurlu uzun ömürler versin.

    YanıtlaSil
  22. Tanımadığın birini bi arkadaşına,dostuna sorduğunda cevap olarak çok iyi bi adam namazında niyazında denilen bi yerde yaşıyoruz.. Anlaşmamız mümkün değil :)

    YanıtlaSil
  23. kamikaze;

    Teşekkür ediyorum beğendiğinize sevindim...

    Amin cümlemize sağlık ve esenlikler...

    YanıtlaSil
  24. Anlaşamayız yani sende o insanlardan mısın demek mi bu?

    Halbuki ben sadece dinin getirdiklerine bakarım onları yanlış yaşayanların içine katılıp yanlış yaşamadıkça bunları örnek göstererek bi yere varmaya çalışmam...

    Çünkü biz dinden özden bahsediyoruz onu yaşayaman insanlardan yola çıkarsak senin verdiğin örnekteki gibi.. kayboluruz...

    Ben bunu feyz alırım kendime

    Bir kimsenin temiz gönüllü, ihlâslı ve doğru bir istikâmet sahibi olduğunu anlamak için onun, yaptığı ibâdetlerinden ziyâde o ibâdetleri hangi kalbî seviye ve hâl ile yaptığına bakılmalıdır. Yani bilhassa davranışlarının İslâm ahlâkına uygun ve kazancının helâl olup olmadığına dikkat edilmelidir. Bu meyanda Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-, bir kimse methedildiği zaman, metheden şahsa, üç şeyi sormuştu:

    “-Sen onunla hiç komşuluk, yolculuk veya ticâret yaptın mı?”

    Muhatâbı üçünü de yapmadığını söyleyince: -Öyleyse onu methetmeyin, çünkü siz onu lâyıkıyla tanımıyorsunuz!” buyurdu.

    YanıtlaSil
  25. geç kalmadın mimde. her yazanı ekliyorum listeye.

    YanıtlaSil
  26. Bir esrarın içinde bir sır,
    bir sırrın içinde de esrar olurum.
    İşte bunun gibi,;
    bir mechulün içinde bir malum,
    bir malümun içinde bir meçhül olurum.

    İşte ben buyum...

    Seni aradığımda çıkmaz sokaklarda yolumu bulur,
    seni unuttuğmda put alanlarında kaybolurum.

    İşte ben buyum...

    Bir İsmail gibi bilerim bıçağı bir bilinç olur;
    bir İbrahim gibi koç olur, kurban olurum.

    İşte ben buyum...




    Not: Bir maniniz yoksa sizi sayfamıza davet ediyorum. Bir dostluk kahvesi, dostluğumuzu daha da pekiştirecektir.

    YanıtlaSil
  27. Profösör;

    Teşekkürler:)
    Gelirim tabiki ne demek

    YanıtlaSil
  28. baba güzel şey, insan kaç yaşında olursa olsun ayrılmayı düşünemiyor onlardan..
    Öte yandan peygambere komşu olabilmenin vesilesi yetimi himaye etmek, ona gülümsemek..Yetimler Allah'ın hatrı sayılır kulları..

    YanıtlaSil
  29. Büşra;

    Katılıyorum söylediklerine..

    Çok güzel ifade etmişsin:)

    Teşekkür ederim..

    YanıtlaSil
  30. Ama bitmez sevgi,
    Bitemez ki..

    YanıtlaSil
  31. Kendine Hakiki "DOST"arıyorsan"ALLAH" Yeter. İyi bir Sırdaş istersen"RABBİN yeter.Yaradanını tanıyorsan sana "TEFEKKÜR'' yeter..

    Son zamnlarda okuduğum en güzel yazı diyebilirim...Daha doğrusu en anlamlı,en gerçekçi,en içten...
    Bana görede yazının bağlayıcı kısmı yazıyı çok güzel tamamlamış..Kabul edilmek istenmesede herkes din fıtratı üzerine yaratılmış ve istesekte istemesekte onun boşluğunu doldurmadan tam huzura eremeyiz....

    YanıtlaSil
  32. Beşparasız;

    Teşekkür ederim beğendiğine çok sevindim. Öyle net ve güzel ifade etmişsin ki...

    Senin sözünün üstüne ne desem bilemedim...

    Görüşmek üzere...

    YanıtlaSil

Paylaşmak Güzeldir ;)