8.10.2011

Bütün Hayaller Renkli Bir Balonla Başlar...


Bütün hayallerin başlangıdır bir balon. En çok şenliklerde satın alınırdı küçükken, hep şu hayal edilirdi: Amcanın elinden balonların hepsi kaçsa ve gökyüzünde çok uzaklara doğru yol alsa... Tıpkı gökyüzünden kaybolana kadar uzaklaşan uçurtmalar gibi. Nihayetinde bu bir kere bile gerçekleşmemiş olmasına rağmen bunu hala aklımdan geçiririm. O zaman da bununla sınırlı kalmadı balona yüklenen umutlar. Gururla taşıdım hep ve asla renksiz olanını elime almadım. Beyaz saflık, iyilik, güzellik demekmiş hikaye... Rengi olmayan balona balon mu denir. Umutları simgeler, yer yüzündeki heveslerin gökyüzüne bakan tarafıdır o. Belki bu yüzden dikkat ettiyseniz hep en sona beyazlar ve siyahlar kalır. Aldığın en büyük balon en çok mutlu olduğun balondur sebebi ise sadece ayağını yerden kesebilme ihtimalinin umududur. Yaşanacak ne varsa hepsini balonlara yedirerek büyüdük biz. Bir simit bir balona bütün yaşama sevincimizi verdik. Sadece o mu, renkli kilotluçoraplar yeni önlükler bizi herşey mutlu ederdi. Fakat bir yeniliğin mutluluğu ile umutların yeşerdiği araçlar hiçbir zaman aynı kefenin sevinci olmamıştır.Bir oyuncak bebekle bir balonu kıyaslamam bile... Gökyüzüne yükselen herşey yerde kalabilenlerden ayrılır benim için. Çünkü ben en çok gökyüzüne yükselenlerin üstünden hayaller yeşerttim. İlk onlarla araladım hayallerimin kapısını. Ve anladım ki bir balonla kurulan hayaller hayatından ansızın çıkabilir.Herkes gibi... Herşey gibi... Nasıl umut etmenin inceliklerini keşfettiysem yok olabileceklerine de öylece razı oldum ben. Bir balon kadar özgür düşünüp yükseklere gözümü diktiysemde yok olabilme ihtimalimlede hep alçaklarda kalabildim... Hayat gerçektende renkli başlar ve bir balon edasında sevinçle asılırsın iplerine, sonrasında kaybetmek korkusu zuhreyler... Halbuki daha en başında renkliliği kadar renksizliğine de kanaat getirsen anı yaşaman gerektiğini bilirsin. Tadını çıkarır varlığından mutlu olur ve bir gün yok olduğunda o kadar da üzülmezsin...

Ya da en başından beyaz balonu tercih etmelisin. Ya da hiç baloncunun yanına ilişmemelisin. Belkide bunların hiç biri sana göre değildir...

15 yorum:

  1. beğendim dedim ve işaretimi koydum :) balonları çok severim özellikle uçanları ama ben en baştan siyahı seçip siyahla mutlu olanlardanım :)

    YanıtlaSil
  2. Çocuğum ben bugün, sekerek gittim bakkala..
    Aldım sakız, balon, çatapat.
    Düğün, şenlik, ne varsa bana çıtlat.
    Sakızı geveler misin, cak cak cak..
    Balonu patlatır mısın, pat pat pat.
    İşte mantar tabancam, işte çatapatım,
    Patlatırım, çatlatırım; çatapat çatapat çatapat !.

    YanıtlaSil
  3. MERHABA ..
    NE ÇOK SEVDİM BU YAZIYI..

    Ve beni 30 sene öncesi çok ! ama çok güzel bir anıya götürdü...
    bir gün sayfamda paylaşmak üzere..
    sevgiler

    nUnU

    YanıtlaSil
  4. Mia;

    Farklı kadınsın vesselam:) Siyahla da mutlu olunur dedin ve tezi çürüttün tebrik ediyorum ama sen istisnasın:)

    YanıtlaSil
  5. Profösör;

    İllasen...

    Yüzümü güldürdün :):)

    YanıtlaSil
  6. Bir dut masalı;

    Çok sevindim güzel anılara dokunmak en çok istediğim şey ve birini çocukluğuna götürebilmek harika bir duygu... Bunu bende bazen başka bloglarda yaşıyorum ve bende farklı bir yeri kalıyor o yazanın... Dilerim benimde bu yazıyla sende farklı bir yerim olur:)

    Amak-ı hayal yazısı olarak her zaman yazılarımı paylaşabilirsin..

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  7. uçan balon bana çocukken hepberaber gidilen fuar gezmelerimizi anımsatır.. bileğe bağlanan rengarenk balonlar.. atlı karınca ve tabi içine kamış bırakılmış cam şişe kola..

    YanıtlaSil
  8. Sevgi;

    Eskiden bir kalabalığın içine girmeden o kadar çok şeyi bir arada görebilmemiz pek de mümkün değildi...Belkide bu yüzden kalabalığın bizim zamanımız için daha büyük bir anlam ve önemi var...

    YanıtlaSil
  9. Merhaba,

    Damla Doğal Hayat Özel sayısını çıkarmak hazırlığı içindeyiz.
    Doğal yerler, doğal güzellikler, hayvanlar alemi… vb. konularla ilgili fotoğraflar, şiir, anı, gezi yazıları …vb. çalışmalardan; ayrıca çevreyi koruma çalışmalarından oluşacak Damla Doğal Hayat Özel Sayısı için katkılarınızı bekliyoruz.

    İnternet dünyasında dağlarla, ormanlarla; ırmaklarla denizlerle; yaban hayvanlarıyla ilgili bir çok çalışma var. Milli parklarımız, çevre çalışmalarımız da başlı başına kaynak teşkil etmektedir. Ancak “alıntı kurallarına” göre bu çalışmalardan yazının boyutuna göre bir iki paragraf alıp bağlantı kurabiliyoruz. Yazının tamamı için müsaade alma işi ile uğraşmak kolay olmuyor.

    Özel sayımızda sizlerin doğal hayatla ilgili çalışmalarına ( şiir, anı, gezi yazısı, öykü; fotoğraflar…vb.) yer vermek istiyoruz.
    20 Ekimden sonra çıkarmayı düşündüğümüz özel sayımıza yazı ya da fotoğraf göndererek katkı sağlarsanız mutlu oluruz.
    Mutluluk dileklerimizle.
    Sabahattin Gencal
    (Emekli öğretmen)

    YanıtlaSil
  10. Sabahattin Gencal:

    Şuan başka bir şehirdeyim evime döndüğümde size yardımcı olmaya çalışırım.Yazılarımı paylaşmak isterim..

    Teşekkürler...

    Görüşmek üzere.

    YanıtlaSil
  11. Ben de tüm hayallerimi masmavi ve sonu görünmeyen denize yüklemişimdir. Beni özgürlüğe ve huzura kavuşturur sanki .Tüm bilinmezliklerimi orada yitirir bilinen tek bir bilinci huzuru bulurum..

    YanıtlaSil
  12. asahhara:

    Güzelmiş...
    DEnizde huzur verici bir etken..

    YanıtlaSil
  13. "Ya da en başından beyaz balonu tercih etmelisin. Ya da hiç baloncunun yanına ilişmemelisin. Belkide bunların hiç biri sana göre değildir..."daldım gittim mazime...ne yürekten bir söz...tesekkürler paylasım için

    YanıtlaSil
  14. guzunkızı;

    Eskilere daldıysan yazım yerini bulmuş demektir...

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  15. Bayıldım ...Çok güzel kaleme alınmış

    YanıtlaSil

Paylaşmak Güzeldir ;)