25.02.2012

Alış(ama)mak...


Alışırsın...
Ne klişedir alışmak. İnsanın iyiye güzele alışma süreciyle, istemediklerine alışma süreci bir olur mu hiç! Denk olur mu? Eş olur mu?

Kana kana içmekle, zorla yemek yemek denkliği gibi bir şey bu. Tutar mı bir birini hiç? Tutmazmış... Mutluyum mutluyum yalanlarının telkini içinde sende biliyorsun gerçeği. Tamam, bana yine mutluyum de rahat edeceksen. Ama yaşıyor musun ki bensiz? Ben hissediyorum, yaşamıyorsun... Nefes almıyorsun... Yalan gülüşlerinde bal mumu kokusu alıyorum. Tatlı kokuyor, güzelde kokuyor ama eriyor. Altından çıkanlar ise beni çok acıtıyor. Görmezlikten geliyorum. Bende sana oynuyorum, belki benimde sahte suretim eriyor karşında. Belki bende karşında düşürüyorum maskemi zaaflarım yüzünden defalarca. Sen de görüyorsun, görmezlikten geliyorsun...

Ben değişemem numaramı binlerce kartvizit bastırdım. Ama ne olur ki sen değişsen. Kurtarsan ikimizi de. Ezber ettim numaranı. Hani orda olduğunu bilmesem belki daha çabuk kırılır ümitler. Kırılırsam, senden yana uçurum büyür belki, o zaman hayatla aramdaki bal mumu kokusu azalır belki... Bir numaradan başka ne var ki zaten artık elimde. Tek bir şeye dirençle tutunmanın içindeki zaafı görebiliyor musun diye sormıcam sana. Aynı zaafın içinde kıvranıyoruz seninle. Hala olacak, düzelecek deme. Lütfen Deme... Güçsüz sesindeki kırılgan umut, bütün hücrelerimi mutsuz ediyor, acıtıyor. Hem ümit etmek için gösterdiğin dirençte hem bana uzattığın filizde tehlike görüyorum. Yerinde olsam bu topraklara canım acıya acıya, yeşermesine imkân olmayan tohumlar atmazdım. İki kere öldürmezdim karşımdakini. Biliyorum ihtimal vermek istiyorsun her defasında benim gibi. Ama hep unutuyoruz değil mi bazı hikâyeler yarım kalır. Sen ve ben gibi…

Bir yazar hatırlıyorum benim sana kızdığım gibi kavak ağaçlarına kızıyordu. Şiddetli rüzgârda kırk büklüm eğilip de kırılmamalarına sitem ediyordu. “Ben olsam kırılırdım. Eğik yaşamayı kırık yaşamaya tercih ederdim diyordu.” O gün anladım o satırların dilinden. Kırık yaşamayı eğik bükük yaşamaya neden tercih ettiğini ben çok iyi anladım. Kavak ağaçlarının örnek olduğu nasihatli cümlelerden, şimdilerde bende o yazar gibi kaçıyorum. Eğik olmaktansa bende dört beş parçaya bölünmek istiyorum. Bazen bende bir insan artığı olmak istiyorum kimselerin dokunmaya tenezzül etmeyeceği... Bende  kaybolmak istiyorum. Kargacık burgacık alın yazımın labirentlerinde tek başıma kaybolmak istiyorum...

Amak-ı Hayal

18 yorum:

  1. Yapma bunu sakın kaybolup bir yere gitme,sımsıkı bassın ayakların yere,gene ezberinde tut o numarayı hiç çıkmasın aklından numarası ve ismi hatta gece rengi gözleri,ama sakın ola yüreğinden yere düşürme ismini sakın,sen sen ol sakın yere verme kıymetine paha biçilemeyen unutulmayan insanların isimlerini,her daim yüreğinde kazılı kalsınlar,,,, ve sne güzel kız yüreğinde binbir umutla,gözlerinde yeniden parlayan ışıkla devam et yoluna sımsıkı bas yere ama olurmu,asla umudunu kaybetme,seni ondan ayıran kader eğer münasipse birleşmeniz tekrar en başından en güzel bir şekilde yolunuzu birleştirecektir,belki burda,belkide O'rda....

    kalemin daim olsun yüreğimden yüreğine selam olsun,senin yüreğini acıta acıta parmaklarını kanata kanata yazdığın bu satırlar bizlerinde yüreğini delip geçiyor ve sen bir kez daha yeniden doğuyorsun....

    YanıtlaSil
  2. Gelibolu:

    Çok teşekkür ederim...

    Düşmek insan tabiatında normal önemli olan düştükten sonra tekrar kalkabilmek diye okumuştum bi kitapta... Ben her şeye rağmen her şartta ayağa kalkabilirim insanların birbirine örnek olması gerektiğini düşündüğüm içim çok yerde kalamam zaten...

    Onuda unutamam...

    Söylediklerin çok değerli teşekkkür ederimm..

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Senin içini acıtıyor belli ki ama öyle güzel dile getirmişsin ki acıyla yoğrulmayı ders almayı iyileşmeyi tüm yaşananlar film şeridi gibi geçti önümden.Yüreğine kalemine sağlık.
    Geliboluya da...

    YanıtlaSil
  4. umutlarla yaşıyoruz, yoksa dünyanın yalnızlığında boğulur giderdik..

    YanıtlaSil
  5. zeynep:
    Teşekkürler hayatım.
    İçinizi karartmadığma sevindim. Daha doğrusu içindeki duygu yoğunluğunu lanse edebildiğime sevindim..

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  6. Profesör:

    Katılıyorum...

    Sizden ayrıca eleştrel bir bakış istiyorum...

    Bu ara yazılarımı düşüşte görüyorum ilham benimle körebe oynuyor...

    YanıtlaSil
  7. İlk basta belki cok zor gözükür kırık yasamak,hatta çogu kişinin kactıgıdır eğik yaşamak pahasına kırık devam etmek.ama bir gün o kırık parçalar yeniden birleştiğinde ortaya esikisinden cok daha güclü çok daha saglam cok daha mutlu yepyeni bir insan cıkıyor.Değişimi göze almak zor da olsa güzeldir

    YanıtlaSil
  8. başkasına kul olup onursuzca eğilip bükülmektense kırılıp ölmek elbette daha iyi ama ötesinde hr şeyde eğilip bükülürsün sevdiklerin uğruna..

    YanıtlaSil
  9. Tek bir şeye dirençle tutunmanın içindeki zaaf...Ben bu cümlede kayboldum.

    Yarım kalmasa diyesim var...

    Güzel yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
  10. Sevmek öyle birşey ki ; eğer, büker, kırar, yeniden ayağa diker, yerle yeksan eder, ulu bir çınar ağacına çevirir, bir ot gibi bitirir..

    YanıtlaSil
  11. Guzun kızı:

    Sanırım kılırmayı ve de başka bir vücutta tekrar toparlanmauı bilmeli senin de dediğin gibi...

    Teşekkür ederim.

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  12. Dayatılanla yaşayan:

    Sevgide kırk büklüm olmayı kırk yerinden parçalanmaya tercih edersin.
    Aşkın şiddet uyguladığı burdan belli..

    Ağzına sağlık...

    YanıtlaSil
  13. şehirler arası aşk:

    Benimde hep öyle diyesim var...

    Konunun can damadırını bulup çıkarmada üstüne yok. Esaslı bir okuyucusun. Teşekkür ediyorum.

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bişiy yapıcaktım bişiy unuttum diyorum kaç zamandır. Bu yoruma cevap yazıcaktım .
      Esaslıklık bende değil senin yüreğime dokunan yazılarında.
      Ben teşekkür ederim sana.

      Sil
    2. :):) Allah seni ne yapmasın güldürdün beni..

      Karşılıklı diyelim bu o zaman ..

      Sil
  14. Bozbebek:

    Son noktayıda sen koydun valla ne diyim ağzına sağlık çok haklısın...

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  15. Sevmek, ne zor ve ne kolay diyebileceğimiz tek şey galiba..Masallardaki gibi olmuyor gerçek hayatta..Yarım kalıyor işte istemesek te..Her seven kavuşmuyor maalesef..Vardır bi hayır diyorum, bunda da vardır bi hayır...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herşey de bir hayır var... Bunu dile getirdiğim her durumu kaleme alsam kitap bile çıkar.
      Ama gerçekten öyledir. Öyle olmalıdır, yoksa daha da dayanılmaz olur yaşananlar...


      Sevgiler..

      Sil

Paylaşmak Güzeldir ;)