19.02.2012

Sevgililer Günü

Anneler gününde bir takım hediyeler alırız ve bunlara anlamlar yükleriz. Aslında her özel günün anlamı şu cümlelere dayanır; Seni seviyorum, seni düşünüyorum, sen özelsin…

Ben, yaş altı, yedi, sekiz bilemedin daha da uzun seneler anneme her sene aynı hediyeyi verdim. Evimizin önünde kocaman, bomboş, üstünde ufak ufak yeşillikler biten arsalar vardı. Bu arsaların 300 metre ötesinde vaktiyle bir takım ağabeyler gelip çalışma yapmışlardı. Eşmiş ne sorun varsa halletmiş ve üstünü örtmüşlerdi. Orada dışarı atılan topraklardan ufak bir tepecik oluşmuştu (annem, çiçek dikerken toprağa çok ehemmiyet verirdi. En verimli toprak bulgur renkli topraktır derdi). Arsaya baktığımda gördüğüm en bulgur renkli toprak o tepenin toprağıydı. Her anneler gününde annemden bir yoğurt kabı ister, bahçedeki gül ağacının köküne yakın bir dalını koparır, soluğu o tepeciğin yanında alırdım. Verimli topraktı o, sonuçta bulgur renkliydi, anneme layıktı. Muhakkak o toprakla yetişmeliydi benim yoğurt kabındaki gülüm.

Anneler günü için bütün zamanım yoğurt kabına gül dikmekle geçerdi. O zamanlar en büyük sevgili anneydi. Can suyunu da verdimi ömrü billâh yaşayacakmışçasına güvenirdim o saksıya. En mükemmel hediye benim ki sanırdım.

Annem senelerce ilk defa ona yoğurt kabında gül hediye ediyormuşum gibi şaşırarak, sevinçle hediyesini alıp evin en müsait köşesine yerleştirirdi. Ne hikmettir ki çok yaşamaz kuruyup giderdi özene bezene seçip diktiğim gül sapları. Ne önemi vardı ki kuruyup gitmesinin. Can suyunu verdimi mis gibi toprak kokardı aslolan da buydu zaten. Önemli olan o saksıyı doldurabilmek için yürüdüğüm onca yoldu. Annem bunu bilirdi ve aslında gülü değil tırnaklarımın dibine çökmüş toprak birikintisini severdi.

Sevgiyle değer vermek arasındaki çizgide birçok önemli nokta bulunur. Bunlardan birisi mücadele etmek diğeri şefkat göstermek ötekisi neleri ne boyutta sevdiğini adın soyadın gibi bilebilmek vs. vs.

Anne ile çocuk arasındaki değer grafiği neyse bir can ile canan arasındaki grafik de aynı çizgi üzerinden işler (bana göre). Bu yüzden bu anı bir sevgililer gününü anlatabilir diye düşünüyorum. Ben kuyumcuya uğrayan alelade zihniyetin formalite icabı kutlamalarından mutlu olamam. Çocuksu günlerin masumiyeti olsun isterim hep hediyelerde. Bazıları elle tutulmasın ama sevinçten burnumun direğini sızlatsın isterim. Bir cümle kursun ömre bedel olsun ama o sözün üstüne çok düşünülsün isterim. Uzak yollar kat edip sevdiğim herhangi bir şeyi bulsun getirsin isterim.

Beceremese de becermeye çalıştığını görmek hangi rakamla eş değer olabilir ki.

Ah sevgili,
Sen çamurlu ayakkabılarınla (sırf beceremediğinden) evin içine de girsen, ben sırf o yoğurt kabına diktiğin beklide hiç filizlemeyecek gül dalının hatırına sevebilirim seni. Hem de çokkk sevebilirim.

Sen yeter ki ne alıcam derdine düşme. Sen yeter ki ucuz ya da pahalı diye düşünüp sitem etme ya da bunu dert edinme. Öyle bir zaman gelir ki kendini de getirsen yeter sana da bana da. Bir cümle bazense bir söz bile yeter. Her sene aynı yoğurt kabındaki gül dalına bile razı olurum ben.

Sen yeter ki içindeki samimiyeti kaybetme.

Yeter ki içindeki beni kaybetme…

Tek taşa lafım yok yanlış anlamayın :)

17 yorum:

  1. Yok yok bu yazı direk tek taş üzerine yazılmış. Tek taşa oynamışsın resmen.. Evleneceğin zaman bu yazıyı kocana gösterecem ben yazık adam o kadar para vermesin :)

    YanıtlaSil
  2. Tekrar hoşgeldin :)
    bişeyler dicektimde ben anne diyince bende karıştı herşey toplayamadım.
    Yüreğine sağlık.

    YanıtlaSil
  3. Bir ince ses:

    Nasip kısmet olurda sevdiğim insanla evlenirsem sanıyorum ki tek taşın bir değeri olmaz.

    Ama gel gelelim mantık evliliği yapacak olur isem tek taşla bile kurtaramaz:)

    Burda olmana sevindim h.g :)

    YanıtlaSil
  4. şehirler arası aşk:

    Anne belkide alakasız geldi sana, dikkatinimi dağıttım acep:)

    Sende hoşgeldin canım sağol.

    Sen beğendiysen sorun yok;)

    YanıtlaSil
  5. Alakasız gelmedi aksine uzaklara götürdü beni.Sevkati geldi aklıma.
    Ben dağınıkım bu aralar :)
    Beğenmek ne kelime :)

    YanıtlaSil
  6. şehirler arası aşk:

    Havadandır. Soğuktan oturduğum yerde her bir yerim donuyor:P İnsan bu soğukta bu burnu akan elleri donan modundan çıkamadıkça nasıl mutlu olabilir ki bende dağınığım dilerim senin de derdin benim gibi havaların soğuk olmasıdır...

    Az kaldı az:) kendine öyle de :)

    Görüşürüz:)

    YanıtlaSil
  7. Bir sevgiden beklenen ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. O küçük çocuğu canlandırdım gözümde, sarılıp öpesim geldi. Sevdikleriniz çok şanslılar bilesiniz.

    YanıtlaSil
  8. Havanın etkisi büyük tabi :)
    Allah daha büyük dertler vermesin.
    Az kalsın az :)
    Sevgiler kocaman :)

    YanıtlaSil
  9. neslince:

    Çok sevindim şımarabilir miyim :):)

    YanıtlaSil
  10. sen çok değerli bir insansın.

    YanıtlaSil
  11. işte bu.. sevginin tarifi etikette yazanla ifade edilemez.. etiketi bekleyen de, veren de ticaret yapıyor demektir.. yüreğine sağlık..

    YanıtlaSil
  12. hypo:

    Sende çok değerli bir babasın:)

    YanıtlaSil
  13. Dayatılanla yaşamak:

    Sevgililer günü gibi bir çok özel günün ticari anlam ve önemi olması aslında ticareti yapan taraf için normal olsa da zaman zaman bana çok anormal geliyor hemde çokkk

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  14. Deep:

    O olmazsa bu olur diyosun yani peki geliyorum:)

    YanıtlaSil
  15. çok duygulandım.Bir çocuğun dünyasında sevgi ne kadar hassas ve derin...

    YanıtlaSil
  16. kardeşim:

    Her yaşa böyle bir masumiyet lazım...

    Sevgiler..

    YanıtlaSil

Paylaşmak Güzeldir ;)