29.03.2012

Yanlış Kitap Seçimlerim


İlkokul ikinci sınıftayken öğretmenimiz herkesin bir hikâye kitabı almasını istemişti. Anneme bu durumu anlattığımda niyeyse şöyle bir fikir çıkmıştı ortaya. Bir miktar para sıkıştırıp avucuma, öğretmenine götür bunu o daha iyi bilir hangi hikâye kitabının yaşına uygun olup olmayacağını ve rica et dedi. Ben o zamanlar içine kapanık, insanlarla konuşurken ter atan bir tipim. Hadi bir cesaret vardım yanına söyledim o da tamam dedi. Demez olaydı. Herkes aldı bitirdi kitabını hoca bana hala kitap getirecek. Annemde hatırlat diyor sürekli, ben söylerken yeterince ter attım zaten, şimdi bir de bunu için konuşmak offf… 

İstemekten nefret eden biriydim bunlar benim için tam bir işkenceydi. Neyse kısık bir sesle öğretmen masasına yanaştım kitap alacaktınız bana dedim. Alacam dedi. Günler geçti yine yok. Neyse bir gün getirdi çok şükür. Küçük kemancıydı galiba getirdiği kitap. Sevdim mi hatırlamıyorum hatırladığım tek şey iki tarafında bana yaptığı saçmalıklar.

Üçüncü sınıftaydı galiba hani klişe demirbaşlar vardır sınıfta. Özellikle de anlamsız bir tahta dolap bulunur yer işgalinden başka bir şey değildir. İçi boştur ve hep sınıfın doldurması için bir gayret gösterilir öğretmenlerce. Öğretmenin boş dolap kanına dokunmuş olmalı ki hepimizden bir kitap getirmemizi ve dolabı kütüphane gibi kullanmamız açısından teşvik etti. Mecbur kitap getirdik hepimiz. Ama keşke şunu da deseydi ya da dikkat etseydi “ her kitap olmaz üçüncü sınıf okuma kitapları olsun.”

Demedi… Ve biz bilemedik oradan buradan ne varsa, kim hangi kitabına kıyabilmişse o getirildi. Bende durum daha da vahim evde okuma kitabı yok getirebileceğim. Babama söyledim oda bana gidip Halide Edip Adıvar’ın Türkün Ateşle İmtihanı nı getirmiş. Önce ben okuyayım dedim aman Allah’ım ben böyle sıkıcı kitap görmedim o gün benim kitaptan soğuduğum gündür. Ne ağır kitapmış benim yaşıma göre değilmiş demek ki bunu anladım. Götürdüm kitaplığa koydum bir Müslüman da alıp bakmadı. Bir kere kalın, göz korkutuyor zaten okuma hızımız düşük başladı mı seneye anca biter, haklılar. Bense böyle bir kitap götürmenin gururunu yaşayamadım bu fayda değil zarardı kanımca.

 Ben zaman zaman o dolaptaki kitapları okumayı denedim ince bir kitap aldım elime yaşıma da uygunca iri yazılı, az sayfalı. Yatarken okuyorum tam bir korku filmi. Luna parka giden bir aile var çocuklar kayboluyor ne eziyetler ne işkenceler. Çok korktum uzun zaman atamadım üstümden korkusunu.

Ne zaman elime bir kitap alsam benim için kötü bir başlangıç yanlış bir deneyimden başka bir şey olamadı o zamanlar. Ortaokula kadar hatta liseye kadar doğru düzgün kitap okumadım. Aradığımı yakalayamayınca ve büyüklerde yönlendirmeyince, yıllar kitap okumak adına ziyan oldu.

Şimdi kitaplarla aram çok iyi bir sıkıntı yok ama sorsan hala Halide Edip kitapları okumuyorum.


Amak-ı Hayal

20 yorum:

  1. Neyseki atlatlatmışsın:)Gecen salı öğrencilerimden biri bir kitap getirdi.(anasınıfındayım düşün)Altın yumurtlayan tavuk.Tamam klasiktir ders vericidir.Ama kitabın sayfalarını bir çevirdim ne göreyim.Adamın tavuğu kasap bıçağıyla kesişi ve yerlerin kan gölüne dönüşünün resmi var.O an onu alan anne-babaya kitabı yediresim geldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o anneyi babayıda geçtim o kitabı böyle yayınlayanlar bu işin ehli insanlar acaba kör mü olmuşlar:)
      Kaldı ki sanırsam o birinci sınıf kitabı anasınıfı için uygun değil. KEl kafalı kayu alsalarmış onun yerine:):)

      Sil
  2. "Ortaokula kadar hatta liseye kadar doğru düzgün kitap okumadım."

    :) Orta okula kadar hiç kitap bitiremedim. On sayfa, yirmi sayfa okudum hep kitapları :)

    YanıtlaSil
  3. :DDDD kitap kabusu bu olsa gerek, hayırlı cumalar canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ehehee sanırsam:)

      Hayırlı cumalar canım

      Sil
  4. Bende hatırlıyorum o dolapları ama hiç yanına yaklaşan olduğunu, hiç okunduğunu hatırlamıyorum.
    İki tarafın arasında ne çektiğini çok iyi anlayabiliyorum.O kısmı okurken ben stres yaptım :)
    İstemek benim de en büyük kabusum eskiden de şimdide .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allahtan istemek konusu eskisi kadar zorlu bişey değil artık benim için. Ben acayip takıyordum tüm günü zehir ediyordum kendime..

      Sanırım o dolapları boşuna yapıyorlar:)

      Sil
  5. sonrada ülkemizde okuma alışkanlığı neden yok diyoruz.. ben ailenden çok öğretmenini eleştirmek gerek diye düşünüyorum.

    bende mani yazma mimin var beklerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aa ben bu yorumuna cevap yazmıştım ama şimdi yok nasıl oldu bu böyle:/
      Aile de önemli öğretmende hayatım.

      Mani mimine gelince cevapladım:)

      Sil
  6. küçüklüğümüz tıpatıp aynıymış.
    ben de senin gibiydim.
    sessiz çekingen aman kimseye bişi demeyim kimse beni fark etmesin gibi.
    ama hala öleyim ben.
    çok sessiz ve hiç göze çarpmak istemeyen insanlarda köşe bucak kaçan.
    öle kaldım ben.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep sen ilginç bi insansın:)

      Bende özgüven çok zayıftı
      Sende öyle olduğunu sanmam

      Seni merak ediyorum:)

      Sil
  7. kendine özgü diyolar bana.
    :)
    ilginç diyilim.
    :)
    güvenirim ama işte uzak dururum.
    :)
    ha ha biliyom merak ettiğini.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben seni GERÇEKTEN ÇOK merak ediyorum amaaa...

      Kendine özgü..
      hım..
      Bunu anlamak zor değil..

      kendine özgü olmak, farklı olmak işte:)

      Sil
  8. GERÇEKTEN biliyorum ki.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. eee nolucak şimdi öliyim mi ben meraktan yazık değil mi bana:)
      o kadar ulaşılmaz olmasana:P

      Sil
  9. ay ne ulaşılmazı bee.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tamam çıkışa gelcem adresi ver o zaman:))

      Sil
  10. Ulaşmak, ulaşılmaz olana koşan biri için hedef olsa da ; ulaştığında olagelen ulaşılmışlık duygusu ulaşılan şeyin ulaşılmış olduğunu ortadan kaldıracaksa bırak ulaşılmaz kalsın bazı şeyler....

    YanıtlaSil

Paylaşmak Güzeldir ;)