6.04.2012

Pazara Gitmek


Pazarlara karşı bir sempatim var. İlle içinden geçicem kaçarı yok. Ama öyle ucuz giysileri çekiştirmek, domatesin iyisini seçmek, fiyat mukayesesi yapıp uygununu denk getirmek için falan değil. Benim derdim sadece gözlem. Pazar esnafındaki artist kılıklı gençler milleti nasıl süzüyor ona bakıyorum, birine laf atacak oldu mu bunu sebzeyle ilintili cümlelere nasıl yerleştiriyor ona bakıyorum. Haşlamalık patatesle kızartmalık arasındaki farka bakıyorum, pazarın sonu nalet olsun al bir lira yaptım deyip kurtulmak için malından, gösterdiği çabaya biri gelip de yarım kilo alıcam deyince, adam nasıl cinleniyor ona bakıyorum.

Pazarda pazarlık yapılır mantığıyla beş kilosuna üç lira dedim vermezsen almam diyen teyzeye olmaz olmaz dedikten sonra gel abla tamam diyen esnafa bakıyorum. Üstümden ben yokmuşum gibi pazar arabasıyla geçen ablaların anlamsız telaşlarına bakıyorum. Birbirini kırk yıldır görmemiş gibi o daracık pazar yolunda iki kelam etmek için bütün alanı kaplayan kimselerin anlamsız “bi gün bana da gel beklerim” ve “selam söyle” sözüne gülüyorum.

Aç girmişsem pazara, bütün sebzeler mis gibi kokar bu yüzden çok cezp edicidir pazar sokağı. Bütün karnı baharlar benim olsun isterim, bütün meyveler benim olsun isterim. Hoş ben ne istemem ki her tezgâhta kendime uygun bir şey bulabilecek biriyim.

Bir sokak üstünde geçmekten en az haz aldığım yer peynircinin önüdür. Bir kere araba mı, kamyon mu, karavana mı o aracın adı ne o nasıl bir tip hiç anlamadım. Yüksekçe yerlerden isteğe göre zeytin, peynir, helva, tereyağı satarlar. İnsanlar peyniri pazardan neden alır hiç anlamam. O kokuda o insanlar nasıl çalışır onu da hiç anlamam.

Pazardan mantar alınmışsa eve, her seferinde korkarım. Simitçilerden bahsetmedim bak; üç tanesi bir tl ile başlar beş tanesi bir tl ile kapatırlar tezgâhı. Ama kaçak göçek bir halleri vardır hep, tereddütleri insanı huzursuz eder. Susam kokusuna doyum olmasa da pek umduğu gevrekliği bulamaz insan.

Dilencileri vardır her pazarın, çocukları vardır gezmeye gelmiş gibi, terliklerle bir ekmek alıp evine gidecekmiş gibi gelenleri vardır. Pazarın sonu ucuz olur diye son dakika alışverişi yapanları vardır. Pazara gitmek koskocaman bir alışkanlıktır.

İnsanlara pazar arabası nasıl sürülür eğitim vermek gerekiyor bence de neyse...
Amak-ı Hayal

20 yorum:

  1. Kumanda panelinde şöyle gözümü gezdirince hemen burda buldum kendimi. Yaktım sigaramı başladım okumaya. Gözlemlerin benimde dikkatimi çektiğinden sonraki cümleyi merakla bekledim bu yüzden uzun zamandır en çok sevdiğim post bu oldu sanırım.:) Biraz daha yazsaydın keşke devam tuşuna bakındım ama bitmiş yazı.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ah daha neler yazacaktım da uzun yazıları okumaya üşeniyor bazen insanlar o yüzden yazıları mümkün olduğunca kısa yazmaya karar verdim:)

      Beğendiğine sevindim:)

      leğen içinde yüzen enginarlar, ağır yaprak kokulu salamuralar, pazar kalktıktan sonra gecelere kadar temizlenemeyen pazar artıkları ve pazar toplandıktan sonra atılanları seçmeye gelen insanlar...

      Bir çoğu kaldı yazamadım...

      Sil
  2. Küçükken su satardık severdim Pazarı. Zira amortiden harçlık olurdu bu. Çeşme suyunu bir gün önce buzlağa koy yeter :)

    Ama büyüdükçe girmemeye çalıştım ve şuan bir adım dahi atasım yok ve atmıyorumda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çeşme suyunumu satardın:))

      Pazar kalabalığına işi olmadıkça kimse girmek istemez:)

      Sil
  3. Çok keyifli bir yazı olmuş,zevkle okudum .Bense anlamsız bir kalabalık fobisi(mutlaka vardır bir adı ben bir bakayım en iyisi) yaşayan bir insan olarak pazar alışverişini sevmiyorum mağazalara ilk açıldığı saat de gidip tezgahtarları şok eden ben, pazara da sabahın bir köründe gidiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kalabalık sevmeyen bir yapın var olabilir tabii...

      Bense kalabalığı oldukça severim sıra kuyruk olmadıkça:)

      Sil
  4. Küçükken diyorum yani uzuuuuunn yıllar önce :) çeşme suyunun içilebildiği dönemlerde yani.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tamam kızma:)

      O aklıma gelmedi ki:)

      Sil
  5. Eheh :) "Çürük çıkarsa ev alicem sana" diyen bile var :)

    YanıtlaSil
  6. pazarlardan nefret ederim.
    bkz:agresif şirin :D

    YanıtlaSil
  7. :) seviyorum bende..
    en son istanbulda cumartesi pazarında çok gülmüştüm..
    var gücüyle bağırıyor..
    küçük cevval bir çocuk..
    -daha napalım bedavamı yapalım!!!
    -daha napalım bedavamı yapalım..
    gülerek sordum kaç para?
    1 lira :) dedi..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ehehehe bu çok iyiymiş yaaaa:)))

      Sil
  8. hahhaaaaaaaaaaaaaaaa bu nasıl tespitler cuk! oturmuş:)bayılırım pazarları ,pazarda gezmeye ,aaaa gidesim geldi:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canı pazar çekeni de yeni gördüm:))

      Çok klişe gözlemler dimi.
      Çok bilindik, tanıdık, pazarı pazar yapan:)

      Sil
  9. hhayyy allahımmm:)
    benim adetimdir her ayağımın üzerinden pazar arabasını geçirip hiç oralı olmayan pazar sevdalısının ardından bu lafı etmekk...
    PAZAR ARABALARINA DA SÜRÜSÜ EĞİTİMİ VERİLMELİ...!!!
    :)))))
    bu düşüncemde yalnız olmadığıma sevindimm:)
    çok hoşş bir gözlem olmuş..
    kaleme alış içinse diyecek tekkk kelimem varr..
    HARİKASINIZ...
    sevgilerimle...
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh o kontrolsüz pazar canavarlarıda olmasa:)
      demeden yapamıyor insan:)

      Çok sinir bozucu bişey helede beyaz pantolon ya da beyaz ayakkabı giymiş isen:))

      Sevgiler:)

      Sil
  10. şimdi pazardan döndüm, üstüne kaymak oldu bu yazı =)
    istifno aldım, çiporta tencereye girdi bile.
    yıllardır marketten yumurta almam, Urlalı bir teyze var pazarda hep ondan alıyorum.
    ambalajla kandırılıyoruz, ama pazar o kadar bozulmadı henüz.
    Bir Pazar günü, yaşasın pazar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sen ne zaman yorum yazsan beni birşeylere özendiriyorsun :)

      Bilmem bu potansiyeliyinin farkında mısın?

      :)

      Sil

Paylaşmak Güzeldir ;)