15.04.2012

Şeytan Uçurtmalarım


Bana çocukluğumun en vazgeçilmez oyuncağını sorsan kesinlikle uçurtma derdim. Bir rüzgâra doğru durmak iyi gelir insana. Oksijen yutarsın bol bol. İçine öyle bir hücum eder ki. Çekemezsin içine, bildiğin yutarsın bütün bütün. En kötüsü rüzgâra saldığın saçlarını sonrasında tarayamamanın verdiği sıkıntıdır ama her şeye değer. Değer çünkü rüzgar uçurtmanın en vazgeçilmez kaynağıdır. Uçurtmaya anlam katan ise tahta ve kâğıt değil, senin özgürlük adına tuttuğun bütün dilekler ve onlara ne kadar inandığındır.

Dileksiz uçurtma uçurmadım ben hiç. Ne kadar yükselirse, ondan o kadar sevinç kaplardı yüreğimi. Uçan uçurtma değildi. Yükseldikçe büyüyen büyüdükçe küçülen anlamsız hisler içinde değişik bir karmaşa idi hepsi. Çok kafa karıştırdım biliyorum. Ama zaten duygu karmaşası yaşadığım içindir belki de uçurtmalara yüklediğim onca anlam.

En kestirme uçurtma poşetin ağzına ip bağlayıp onu rüzgâra salmaktı. Ama hiç bulutlara karıştığını göremedim. Sadece boyumu aşardı biraz hepsi o kadar. Anneme uçurtma diye tutturduğumda şeytan uçurtması yapardı çünkü en pratiği oydu. Gazete kâğıdından yapılan şeytan uçurtmaları çabuk yırtılırdı. Hikâyeler yarım kalırdı. Sonra bir gün kaliteli bir kâğıttan iyi bir şeytan uçurtmam oldu. Masmaviydi rengi, günlerce uçurdum rüzgârda. Balkonda bir gün mavi uçurtmamla rüzgârla dans ederken iri kıyım adamlar girdi ormana, ellerinde baltalar diyemeyeceğim tabi ama ondan farksız değildi uçurtmamın hazin sonu. Elektrik tellerine dolandı kurtaramadım. Balkondan öylece seyrettim günlerce. Alamadım da, ne benim olabildi ne de rüzgârın.

Hep çıtalı üstünde jelâtini olan renkli bir uçurtmam olsun istedim ama hiç kimseye söylemedim. Babam marangozdu ona bile söylemedim. Her rüzgârda uzaklarda bir yerde birileri uçurtmasının kontrolünü kaybeder, onu rüzgâra teslim etmek zorunda kalırdı. Sahipsiz uçurtmalara dikerdim gözümü hep. Kontrolünü kaybetmiş rüzgâra tüm varlığıyla teslim olmuş bir uçurtma beni çok cezp ederdi. Başımı gökyüzünde çevirir uçurtmanın aşağı düşmesini beklerdim. Saatlerce takip ederdim.

Hiçbir uçurtma onu çok istedim diye ayaklarımın dibine düşmedi hiç. Hep gökyüzü yuttu onu. Şimdi sorsan bana, sana nasıl uçurtma uçurulduğunu bile anlatamam. Şeytan uçurtması nasıl yapılır onu bilirim sadece. Elime kocaman bir yumak alıp hiç boyumdan büyük uçurtmalar uçurmadım. Belki de hiç uçurmayacağım…


Amak-ı Hayal

18 yorum:

  1. Rüzgarın yönünü iyi ayarladığında uçurtman en yükseğe havalanır.


    Yazmışsın.

    Şarkı hep güzel..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iyi bir uçurtman yoksa rüzgar da yardım etmiyor:)
      tecrübeyle sabit:)

      Sil
  2. amak-ı hayal. ben de bi sorun mu var anlayamıyorum. tüm blogger'ların yazılarında hep bi' dejavu oluyor bende.

    harika :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu güzel bişi
      sorun olduğunu zannetmiyorum:)

      Sil
  3. Sahipsiz , kendini rüzgara teslim etmiş uçurtmalar.
    Bende bazen kendimi böyle hissediyorum biliyor musun :)
    Kontrolu kaybedip, akışına bırakıp savruluyormuşum gibi.
    Bi uçurtmadan nerelere geldim bak gülme bana olur mu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yoo bende buna benzer çok şey düşündüm.
      bazen uçurtma gibi hayatımız doğru söylüyorsun
      kimi zaman ipi başkalarının elinde
      kimi zaman kopmuş ve kontrolü sağlayamayacak kadar rüzgarın insiyatifinde...
      ....

      oluyo yani her türlü..

      :)

      Sil
  4. Uçurtma uçurmayı çok seviyorum ama çocukluğumda kaldı benimde.Ama ben mesleğim gereği çocukluğuna dönebilenlerdenim bir etkinlik yapıp çocuklarla çaktırmadan uçurtma uçurmak niyetindeyim.:)

    Benimde vardı şeytan uçurtmalarım.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. belki bir gün çocuğum olursa bende gerçek bir uçurtma sahibi olurum:)

      Güzel bir etkinlik olur eminim..

      anneler bizi baştan mı savmış ne hepimizde bir şeytan uçurtması hatırası:)

      Sil
  5. yazına kapılıpmimlemeyi unuttum mimlendin.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaaa teşekkür ederim gelicem hemen:)

      Sil
  6. uçurtmalar benim de ozlemimdir ama şeytamn uçurtmasını iyi bilirim.. kendim yapabildiğim için.. hayat da bunun gibi bir şey işte..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatında bir uçurtmadan farkı yok evet
      şeytan uçurtmasınında incelikleri var. Şimdi kendimizi tahtalı
      uçurtma yapmadık diye bilmiyormuş sınıfına koymayalım:)

      Sevgiler..

      Sil
  7. çıtalı uçurmayı çok severim.bayırın yüzünde esen rüzgara kendini verip uçurtmayı zapt etmeye çalışmak,hayali bile güzel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çokk güzel de işte öyle zaptedemediğim bi uçurtmam hiç olmadı:)
      Bi gün bi uçurtma hibe etsek rüzgara, tüm geçmişin canına gitsin diyerek.
      O zaman daha az çocukluk uktesi kalır sanırım...
      :))

      Sil
  8. uçurtma bana hep zahmetli bi iş görünmüştür, küçükken de tembelmişim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Boor:

      Allahımm ya sen hiç değişmemişsin sanırım:))

      Hangi oyun zahmetsizdi ki?

      Sil
  9. bir yandan "arındırırken", insana sınırsızlığını ve aynı zamanda sınırlılığını anımsatır uçurtmalar bana göre. Uçurtmayla özdeşleştirince kendini, ipin ucunda uçar gider insanın ruhu kuş gibi. O uçtukça uçuyormuş gibi gelir insana. Sonrasında, koltuğunun altına sıkıştırıp uçurtmayı eve dönerken aslında bir ölümlü olduğunu duyumsayabilir zaman zaman.
    kesinlikle "iyi niyetli" bir deneyimdir -oyun demeye dilim varmadı.

    YanıtlaSil
  10. özlemaki

    Ne güzel anlatmışsın bence bu yazıyı sen yazmalıydın:)

    YanıtlaSil

Paylaşmak Güzeldir ;)