28.05.2012

Detaycı Olmak 2



Yine her zamanki gibi kendi iç sesimle istişare içindeyim. Karşıdan çocuklu bir kadın geliyor. Çocuk olabildiğince arsız, anne olabildiğince inat… Uzlaşma annenin dayağıyla sağlanıyor. Yolun ortasında genişçe kulaklarını annenin kemirgen tırnakları arasına veriveriyor çocuk. Sokak ortasında olmasa böyle şeyler diyorum. Diyorum ama kucağında daha da küçük bir çocuk, kolunda bebek çantası ve önde giden alçak dağları ben yarattım edasındaki kocasına bakınca başımı sola çevirip yoluma devam ediyorum. Bu herifler ne zaman paylaşmayı öğrenecek deyip kadını içten içe haklı buluveriyorum.

Yine vitrin camlarını eleştirip gayri ihtiyarı bir hal ile mağazalardan birine giriyorum. Bu sezon ispanyol paça pantolonlar daha ön planda, sanırım lacivert ve bordo tutkum pantolona da yansıyacak diye kendimle konuşurken kabindeki seslere kulak veriyorum istemeden. Satış danışmanı ısrarla bu size çok güzel oldu diyor. O kadar çok beğeni cümlesi kuruyor ki kabinden iyice çıkmasını beklerken buluyorum kendimi. Meraklı gözlerle bakıyorum “o kadar güzel olan ne acaba” diye… Dar beyaz pantolonlu bir kadın çıkıyor. İçindeki iç çamaşırı bağırıyor ifşa edildiğinin farkına varmışçasına. “içim görünmüyor değil mi ? Sanki bu pantolon iç gösteriyor” yok yok size öyle geliyor ısrarları eşliğinde kasaya varıyor. Ah ne sahtesin hayat. Şimdi durdursam seni çamaşırının rengini söylesem kesin bana kızarsın egomuzdan geçilmiyor çünkü; hep en güzelsin, harikasın cümlelerini duymak gibi bir huy edindik!

Gülmeyi öğrenmek için senelerimi harcadım ben. Çünkü bize başımızı öne eğip ciddi olmayı dikta ettiler hep. Sonra gördüm ki bir sadaka bile vermez olmuş yüzüm. Konuşma özürlü olmuşum. Selam vermek zor gelmiş. İçimle konuştuğum kadar dışımdakilerle konuşsam her şey daha sağlıklı olacakmış. Geç oldu ama fark ettim hepsini. Değiştim, geliştim, öğrendim her birini. Şimdilerde ise yüzümde en çok tebessüm mimiklerinin derinliği var. İnsan gülmeye gayret edince bir zamandan sonra üstüne yapışıyor bir parçan oluyormuş. Bunu bir seminerde duyduğumda samimiyetsizce gelmişti. Ama hiç düşündün mü samimiyetini geliştirmek için bazen samimiyetsizce de olsa "tebessüm" etmen gerektiğini…

Tecrübeyle sabit…


Amak-ı Hayal

32 yorum:

  1. değişmen güzel.
    bunu öğrenmen daha da güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hergün değişiyoruz.
      Hergün yeni bir eksiklik farkediyoruz...

      Sil
  2. İçsel konuşmalarım benimde sadık dostumdur..

    Bu dünyada gülmeyi hatta tebessümü unutmak kadar hazin olan şey nedir acaba?.. Ve o derin izler varya o derininde derininde işte onlardır çoğu zaman buna sebeb..
    Derinimin derinlerinden gelen muhabbetle sarıldım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meryem

      İçsel konuşmalar çok anlamlı olur.
      Hepsini tutup bir yere aktarabilsek ne eserler çıkar:)

      Sevgiler..

      Sil
  3. selam,

    bildiğin gibi seçmelerdearkadaşlar seni ödüllendirdi, ödül mektuplarını göndermek ve plaket ve vs ni de göndeömek için görüşmek adına mail adresini rica edeceğim.
    benim mailim neyazsamacep@gmail.com

    YanıtlaSil
  4. her şey zaten bir tutum değil mi ? döverek ya da dövmeden halletmek ,tebessüm etmek ya da edememek ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neval

      Durdun durdun geldin yine ağırlığını koydun:)

      Çok haklısın çokkk

      Sevgiler..

      Sil
  5. Detaylar bazen asli unsurları yansıtır. Hem etik olarak hem de estetik olarak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Profösör

      Bende bu kadar az sözle çok şey anlatmayı ne zaman öğrenicem:)

      Sil
  6. O önce yürüyen küçük dağları ben yarattım edalı adamı o doğuma sebep olduğu hırçın çocukla bir gün boyunca bir odaya kitleyeceksin.. Ancak onda sonra anlar neyi yaratabilmiş..
    Bende sevmem dışarda ve ya başkasının yanında evladına vuranları ama bazen sabır tükeniyor işte..
    Suç malını satmaya çalışan satıcı kızda değil, suç "çok yakıştı" lafını duymak için fikri malumlara danışan alıcıda.. Kendi aynadaki görüntüsünün farkına varamıyor mu da millete illa bir şeyi duymak için sorup duruyor.

    Evet ne yazık ki teknoloji çağı dediğimiz bu zaman dilimi insanlar arası iletişim ve samimiyet çağını perdelemiş ve üstüne sünger çekmiş oldu.
    İnsanlar artık iletişimi gündelik sosyal siteler üzerinden sahte kelimelerle yapmayı daha ilgi çekici buluyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nursalkımı

      benim asosyalliğin internetten veya teknolojiden olmadı ama:)

      Benimki tamamen kız kısmı diktasından olmuştu:)

      Sil
  7. Önemli olan eksiklerimizi farkedebilmemiz değilmi?

    YanıtlaSil
  8. Güzel,samimi bir yazı. Şu ciddi olmayı dikta etmeleri meselesinden ben de muzdariptim. Hatta hala öyle olduğum söylenebilir:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ne kadar hayatı etkileyen bir şey ya..
      Beğenmene sevindim canım:)

      Yoksun bak ne zamandır.

      Sil
    2. Dolaştığım bloglar çoğalınca böyle uzayabiliyor bazen :))

      Sil
    3. Peki
      :)

      En azından unutmamışsın o da bişey tabii :))

      Sil
  9. şiddeti ilk "modellerinden" öğreniyor insanoğlu. O minicik eller de yazık ki büyüyünce ilk elden öğrendiğini uyguluyor -dozajı ise çok geniş bir yelpaze...
    benim babam hep tebessüm ederdi, yanakları ağrırdı gülümsemekten. Elbette herkes gibi o da vergilerin altından nasıl kalkarım, çocukların okulu/dershanesini düşünmek zorundaydı, belki yirmi sene aynı pantolonu giydi amma şimdi ben, akşam olup da uzun oturuşa geçtiğimde yanaklarımın ağrıdığını hissediyorum, bütün gün tahtanın önünde yazı yazmaktan şişen ayaklarımdansa...

    Yüreğinin berraklığına inanman çok büyük hazine. Yüreğine sağlık Amak-ı Hayal.
    Ayrıca blog star için tebrik ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim:)

      Yazdıkların ne kadar güzel.İnsanı en çok stresli bir ev hali, samimiyetsizlik ve sevgisizlik öldürüyor. Yoksa vergiler, faturalar bunun önüne geçemez. Onlar halledilebilecek şeyler.

      Ki zaten insan büyüdüğünde parasızlığından çok sevgisizliğini hatırlıyor.
      Bu yüzden böyle bir baban olması ne kadar önemli..

      Sevgiler..

      Sil
  10. tebessüm babam için ibadetti, bir okul yaptırmak da. öte yandan şekilsel ibadetle ilgisi olduğunu anımsamıyorum. Seçme şansım olsa, yine onu seçerdim babam olarak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle sevildiği için o da doğru bir baba olmanın huzurunu yaşıyordur eminim

      :)

      Ben olsam aynı kişiyi tekrar seçmezdim. Şimdi bile biri beni evlatlık alabilir...

      :)

      Sil
  11. Yanıtlar
    1. Öyle olur zaten bende yazarken güldüm geçtim :)

      Ağlanacak haldir gülüp geçtiğime bakma

      :)

      Sil
  12. yolun ortasında çocuklarını döven annelere sebebi ne olursa olsun hak veremiyorum ya eve gidince uyar çocuğunu ya da evden çıkmadan tembihle ne bileyim...
    öyle satıcılara da gıcık oluyorum tek amaçları satmak!
    yazıdan bunu mu anladın diyeceksin belki ama bunlara takıldım işte :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoo zaten olması gereken mesajı almışsın:))

      He bi de yenisi ekledim geçen gün bunlara.
      Kadının biriyle durakta otobüs bekliyoruz. Çocuğunun kafasına serinlesin diye su döküp yarı umumi banyo yaptırdıktan sonra pet şişeyi kenara fırlattı.
      Kafasına geçirmek istedim orayı. Allahım ne kadar kötü bir örnek.
      Kaldı ki hava çok sıcaktı o plastiği öyle çevreye atmak bilemiyorum fazla mı detaycıyım:/

      Sil
    2. hahaha kusura bakmayın ama çok komiğime gitti :D
      plastiği çevreye atma konusunda ayıp etmiş ama hayır değilsiniz ben de sinirleniyorum böyle şeylere :))

      Sil
    3. herşey gözüme batıyor ya:/

      Sil
    4. kayıtsız kalmaktansa böyle olmak daha iyi inanın bana :))

      Sil
    5. İçimi rahatlattın
      :)

      Duyarsız çok olunca kendimi abartı hissediyorum:/

      Sil
  13. O yolda gördüğüm insanlara takılmamak en çok istediğim şey.Çünkü korkuyorum kızdığım şeyler yada kazara güldüklerim bi gün başıma gelir diye bi çok kez gelmişliğide vardır. Hayat çok tuhaf.

    İçimle konuştuğum kadar dışımdakilerle konuşmayı bende çok geç öğrendim tam olarak başaramasamda eskiye oranla iyiyim :)
    Seni okuyup seninle konuşur gibi olmayıda özlemişim çok :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman her kızdığımız başımıza gelirse bittik biz:))

      Hele de ben:)

      Gel sen hep konuş benimle ya sevinirim ki :)

      Sil

Paylaşmak Güzeldir ;)