8.05.2012

Güvensizlik


Güvensizlik başlı başına bir sorundur hayatta. İnsan yeri gelir kendine bile güvenmez. En sevdiklerine, en bildiklerine, en çok güvensin istediklerine, hayata, yaptığı işe, söylediği söze… Güvenmezsin işte. İstersinde olmaz bazen. Kimi zamanda can alıcı noktası en çok umduklarının sana güvenmeyişidir. Hele ki o ailense insan iki kere üzülür. Sahi ya bir insana ailesi de güvenmezse geriye kim kalır?

Bazıları lafta söyler hep, arkandan aleyhine delil arar durur. Ailende varsa hele ki böyleleri dost mu düşman mı insan bir düşünür. Hiçbir şeyde yapmamışsan daha çok koyar bu paranoyaklık. İnsanın ruhunu zedeler. Belki de sinsi bir öğüttür bu “babana bile güvenme” demeler. Gördüklerine, duyduklarına inanan anne babalar vardır. Bu kadar basittir işte yargılamak, kolayca kanmak ve haksızlık için büyük adımlar atmak. Bir söze, bir yanlış anlamaya bakar güven köprüsünü yıkmak.

Hangisine daha çok üzülür insan. Güvenilmediğine mi? Yoksa altında yatan o hiç tanınmamışlığa mı? En çok kimin kalbi kırılır? Güven bağı olmayan ailelerin içinde de kocaman sevgisizlik vardır. Güçsüzlük vardır. Yanlış yaklaşımlar ve yabancılaşmak vardır. Güvenin kalbini kırdıysan bir kere o insanın seninle bir şeyleri paylaşması artık fazlaca imkânsızdır.

Anne babalar çocuklarını bebekken ki kadar masum sevmiyorlar. Küçükken attığı bir adım için kocaman takdir edilen o çocuklar, büyüdüğünde de aynı desteğin güvenini bulamıyorlar. Hep bir baskı hep bir güvensizlik peyda oluyor. Ve maalesef bu daha çok sözde değil histe fark ediliyor. Her şey bir yana haklı çıktıklarında en çok onlar üstüne geliyorlar. Nasihat için fırsat arayan anne babalar görevlerini başarıyla yerine getirdiklerini sanıyorlar. Yanılıyorlar. Büyüyünce hiçbir şey değişmiyor aslında. Bir evlat anne babasına hep muhtaç…

Büyüdüğünde ve özgür olduğunda anne babasının yüzünü bile görmek istemeyenlerin inceden inceye yeşermiş tohumları bunlar. Her fırsatta nasihate boğduğun ve güvenmediğini her eyleminle fark etmeden ele verdiğin, zamanın birikintisi bunlar. Bir evladına sarıldığında her seferinde senden kaçıyorsa düşün bakalım bu soğukluğun sebepleri nelerdir?

Düşün çok iyi düşün…
Bütün samimiyetsizliğin sende saklı…
Bir de hiç bilmediğin kırıklıklarda…


Amak-ı Hayal

28 yorum:

  1. bana ve aileme dair yazılmış gibi hissettim. demek ki böyle çok aile var, blogda bile rastlıyorum :)

    büyüyüpte artık uzak durabilecek hale geldiğinde, bu sefer de neden bizden uzak duruyorsun gibi sitemler ediyorlar ve ben her seferinde bunun tek sorumlusu sizsiniz diyorum.

    yine de bazen yanlış yaptığımı düşünmekten kendimi alamıyorum, her şeye rağmen onlara en iyi şekilde davranmam gerek, üzmemem lazım diyorum ama çoğu zaman başaramıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yine de bazen yanlış yaptığımı düşünmekten kendimi alamıyorum, her şeye rağmen onlara en iyi şekilde davranmam gerek, üzmemem lazım diyorum .

      Ya da şöyle oluyor o dünyasında neler yaşıyor hiç bilmiyorsun belki böyle bir anne baba olmaktan başka bir yol bilmediğinden ona bu doğru geliyor başka bir alternatif bulamıyor da olabilir. Belki onunda ailesi ona hiç güvenmedi belkide bu yüzdendir bu anlamsızlık güvensizlik. Belkide kendine güvenmemesidir tek sebep...

      ama biliyor musun bu iyi cümlelerle ne zaman bir adım atacak olsan o adımı attığına da o iyi niyetli olabilitesi olan düşüncelerininde içine edecek hamleler görebiliyorsun. Ve o zaman diyorsun ki yok bu tek kişilik çabalarla ket edilecek yol değil.

      Onlar sitem eder çünkü yaptıklarının hala ve hala farkında değiller. Belkide topu sana atarak yüklenmesi gerektikleri şeylerin yükünden korkuyorlardır...

      Bugün bende hiç güzel cümle yok içini açamadığım için üzgünüm...

      Sen daha iyi adımlar atarsın hayatında inş.

      Ve son olarak. Ne olursa olsun anne babalar bunun bilincinde olmak lazım ama işte bu büyük çaba gerektiriyor bazen...

      Sil
  2. içindeki bu nefret bir anlayabilsem. öfkenin nedenini belki elimden geldiğince yardımım olabilir.
    seni çok seviyorlar, neden böyle düşünüyorsun anlayamıyorum.
    sen onların en değerli hazineszin.
    sen her hata yaptığında onlar senin arkanda olacaklardır. bunu hissettiremiyorlarsa onların yapsındandır. ama içlerinde sana olan sevgileri bitmez ve tükenmez bir boyuttadır.
    şu cümlene çok saygı duydum. anne ve babaya çocuk muhtaçdır yaş, kaç olursa olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nayır baba bu sefer yanıldın:)
      Bu konu gözlem. Ben emin ol hiç böyle birşey yaşamadım ama yaşayanlar mevcut etrafımda, çok yakınlarımda...

      Sevgiler saygılar...
      :)

      Sil
    2. iyi bakalım öyle olsun bu sefer.

      Sil
    3. ben nefretli ve öfkeli değilim ayrıca. Gördüklerimi bildiklerimi yazıyorum.
      :P

      Sil
  3. Oyle kısır bir döngü ki bu kim haklı kim haksız bilinmiyor.Herkes kendince dogru olanı yapıyor ama yasam seklı,zaman,ihtiyaclar insanları çok değiştiriyor.Dogruların cakıştığı yerlerde de yıldıramlar çakmaya baslıyor bazen.En iyisi ortak bir nokta bulmaya calısmak sanırım.Haklı haksız yok çünkü anne babalar da baska anne babaların çocuguydu bir zamanlar.Ve degisim cesaret isteyen birşey.O güclü gördüğümüz ailelerimiz söz konusu kendi gecmişleri, kendi cocuklukları olduğunda ürkebiliyorlar.Bazen zor da olsa dayanmak ,"hayırlı olan bu demek" diyebilmek gerekiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence bir psikolg desteği alınmalı.
      Evde pürüzler varsa bir şeyler yolunda gitmiyorsa yanlış giden şeyler için en azından kafa yorulmalı.
      Ve dediğin gibi ortak bir noktada buluşulmalı hiç değilse. Ama o ortak noktayı bulmak içinde bir çaba gerek ve bazen çocukların bazende ebeveynlerin ya zamanı olmaz buna ya da işine gelmez...

      Bu bir kısır döngü gibi evet. Keşke birileri bu kısır döngünün ucunu bulup yolunu değiştirse..

      Sevgiler..

      Sil
  4. Yazdıklarınızı çok büyük bir keyifle okurken diğer yandan kalbim acıdı. Biliyormusunuz bir anne olarak sizin yazdığınız hatayı maalesef BEN yaptım. Ve ne yazık ki düzeltmemin artık mümkün olmadığı bir noktadayım. Keşke vaktinde birileri bana; bu şekilde ki davranışımın hatalı olduğundan bahsetseydi. Çok genç yaşta anne olunca içgüdüsel olarak insan kendi evladını korumak istiyor. Korumak adına yaptığımız şeylerin aslında canımızın bir parçasını kaybetmek adına olduduğunu anlıyorda neye yarıyor. Kocaman bir HİÇ....çok etkileyici bir yazı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir annenin bunu yazması beni duygulandırmadı dersem yalan olur:(
      Geçte olsa anlamak iyidir inan bana. Bunu onlara söylemelisin. Onlarada eminim iyi gelir.
      Dediklerini anlayabiliyorum ortak noktalar var.
      "Hiç" deme hayat hala devam ediyorsa yapılacak birşeyler elbette var.
      Ya da belki artık öyle biri olmamak bile başlı başına yeterli olabilir.

      Bi de bunların hata olduğunu hiç ama hiç üstüne almayanlar var. Onlara bakılınca aynı kefede olmadığın çok açık..

      Sevgiler...

      Sil
  5. Üzüldüm.. Daha da üzülürsem şekerim yükselebilir. ama unutmayalım ki güven duymayana da güven duyulmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzülme olay örgüsünde bana dair hiçbir şey yok!
      :)

      Sil
  6. Yaydan çıkan ok geri gelir mi bilmem. Ama ümitli olup, uğraşmak lazım biraz. Yeter ki hatalı olan egosunu bir kenara bırakıp, telafi etme yoluna gitsin. Kimsenin gayreti boşa gitmeyecektir. genelde anne babaların en büyük hatası, kendi zamanları, imkanları ve kişilikleriyle çocuklarınınkini bir tutmaları. Çocukların yanlışı da belki yeterince açık olmamaları, sorumluluklarını savsaklamaları.Profesyonel desteğe de katılıyorum. Bir şirketi yönetmek için eğitim, tecrübe, liderlik......gibi vasıflar aranırken, en basitinden bir arabayı idare etmek için kursa gidip, ehliyet alınması gerekirken, insan dediğimiz varlığı 18 yıl kendi velayetimiz altında tutuyorsak ve bunun eğitimi, birikimi, tecrübesi olmadan bunu yapıyorsak, böyle çatışmaların , uzaklaşmaların olması da kaçınılmazdır elbette. Sevgi, saygı ve "doğru iletişim" bu sorunları aza indirir diye düşünüyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ovv çok güzel ifade etmişsin.
      Verdiğin örneklerde çok haklısın.
      Dünyayı değiştirecek insanlar yetiştiriliyor belki de.
      Elbette ki bunun için destek almak, yol gösteren ehil insanlara danışmak gerekir.
      Katılıyorum sana...

      Sil
  7. büyüyünce özgür olamıyorsun ne kadar sana değil karşıdakine güvenmiyorum deseler bile aslında bize güvenmiyorlar. üzüldüm =( sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha uzun ve açık yazsaydım aslında bunun birincil nedeni olarak kişilerin kendine güvenmeyişi olduğu üstünde duracaktım.

      Ve evet, çok klişedir o söz değil mi?
      Çok samimiyetsiz bir söz bence...

      Sevgiler

      Sil
  8. görselini alıyorum ;izninle
    :)
    teşekkür ederim çok naziksin..

    YanıtlaSil
  9. Ben hiç güvensizlik görmedim ailemden. Hep çok güvendiler özelliklede babam. Zamanla ailemden eser kalmadığında bu güven bana fazlasıyla yük bile oldu. O yüzden ben yazına başka yönden baktım izinle.
    Bi evlat anne babasına her zaman muhtaç ben bunu içimde hep hissediyorum en güçlü göründüğüm zamanlarda bile. KAç yaşında olursam oluyum değişmeyecek.
    Allah kimseyi gördüğünden geri koymasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seninki de başka bir özlem tabii.

      Sen tek başınada güçlüsündür eminim. sadece özlüyorsun ondan böyle hissediyorsun sanırım.

      Bak gördün mü bu konu bizi ayırdı:)

      Hoş bende görmedim güvensizlik
      :)

      Sil
  10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meryem
      Sanırım sende kötü durumları iyiye çevirenlerdensin.
      İYİ ve güzel bir seçenek...
      Bazende birinin eksikliği diğerlerinide tetikliyor..

      Sil
  11. Bir insan hatayı kendinde aramalı ve daha sonra başklarını irdelemeli, şimdi bir aile bir aile bireyine güvenmiyorsa, ve bu çoğunluktaysa demek ki o bireyde bir sıkıntı var. Acaba neden güvenmiyor, Güvenmelerini nerede kırdı, ailesinimi dinliyor yoksa başkalarınımı, ailesi haklı çıktığında birey evet bu insanlar haklı neden demiyor. Bir ata sözüde sürüden ayrılanı kurt kapar. Bence kişiyle ailesini karşılıklı dinlersek daha verimli sonuçlar alırız. Amak-ı hayal sen bir insana neden güvenmezsin onu söylermisin bana :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben insanlara çok çabuk güvenirim :)
      Ve kuşkulu bir tip değilim.

      Ben tek bir boyuttan aldım konuyu ele çünkü güvensizliğin kaynaği genelde ebeveynlerden oluyor,
      Daha çok gelenekçiliğin süregeldği basma kalıp bireyler çocuklarına güvenmiyor.
      Hasarı ilk onlar veriyor.

      Söylediklerinde haklılık payı var ama ben işin o kısmına da girip konuyu uzatmak istemedim.
      :)

      Sil
    2. Ebeveynlere de fazla yüklenmemek gerek aslında bir gün sende çocuk sahibi olacaksın ve onun iyi bir hayat sürmesini isteyeceksin, seni kandıracak sana yalanlar söyleyecek yapma dediğini yapcak bir sürü şey sen de ona güveneceksin bunu söyleyeceğini yazının tarzından bile biliyorum. Ama aslında sende şüphelenmeye güvenini kırmaya başlayacaksın işin aslı bu haklıyım demiyorum ama insanların gidişatı hiç iyi değil etken çok insanları etkiliyen :)) neyse herkes bildiğini yapsın derim :))

      Sil
    3. ben her ne olursa olsun güvenmeyi tercih ederim.
      Çünkü bir insana ailesi de güvenmezse geriye hiçbir şey kalmaz..

      Sevgiler

      :)

      Sil

Paylaşmak Güzeldir ;)