10.07.2012

Samimiyet


Eskiden kooperatiflerle ev sahibi olmak daha revaçtaydı. Ama geç biterdi böyle başlanan inşaatlar. Hatta eskiden inşaatlar hep yıllar sürerdi. Bizimde kooperatiften alınmış taksiti gırtlağa gelen bir ev sahibi olma telaşemiz vardı. Oldu da! O olana kadar annemle milyon hayalle içini günde beş yüz kez dayayıp döşerdik… Güzel günlerdi. Ama sorsan aklımda sadece bir anı kaldı, o günlere dair. Kooperatifin bekçisinin evi!

Babam bir gün tuttu elimden beni varoşların sokağına soktu. Varoşta denmez bir çingene mahallesi diyelim. Birinin, boyası kabarmış, rengi solmuş tahta kapısını çaldık. İçerden kooperatifin bekçisi çıktı. Bizi kırk yıllık dostu gibi içeri aldı. Bir adım attık hop diye salona girmiş bulunduk. Meğerse hepi topu iki odası varmış zaten. Sessiz, sakin ve hafifte çingene hantallığındaki hanımı bize ikram için içeri girip yanmış bir kete ve bir bardak çay getirmişti.
Suratına bakılmayacak nitelikte yarısı yanmış bir kete ve yanında plastik bir bardakta çay…

Ama işte dememek lazımmış öyle. Bazı ikramlar varmış ki ömrü billâh damağında kalırmış insanın. Anlayacağın benim o gün içtiğim çayla yediğim ketenin tadıda damağımda kaldı. İkram gönülden olunca sunulan yanıkta olsa baldan tatlı gelebiliyormuş insana.

Biri size alüminyum tabakta yiyecek, eğreti bir bardakta içecek getirirse düşünmeyin temiz mi pis mi. Belkide aldığınız alacağınız en tatlı ikram o olur...

*Kete: Erzincan usulu bir tür hamur işi.

Amak-ı Hayal

14 yorum:

  1. Az veren candan, çok veren maldan. Hakikaten böyle ikramlar insanın gözünden de gönlünden de çıktığı için daha bir lezzetli oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nihan

      Evet aynen öyle samimiyet çok farkettiriyor..
      Kocaman sevgiler..

      :)

      Sil
  2. bende bayağı uzak bir akrabamızın evinde madımaklı gözleme yemiştim, ilk başta yer sofrasına bile oturmak istememiştim, gecekondu dökülüyordu çünkü ama gözlemenin tadı damağımda kalmıştı...ama işte şimdi yermiyim, bilmiyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahahahaha :))

      Niye yav şimdide yersin:)

      Yer sofrası güzel olur aslında.. Tabi kaldırması toplaması zahmetli:)

      Gözlemede güzel olur hani :)

      Sil
  3. eskiden 30 dönüm bir çiftliğimiz vardı, sonra istimlak edildi ve şimdi Tahtalı barajının suları altında yüzüyor anılarımız. Yan çiftlikte tütüncüler vardı, her fırsatta evden kaçar, çardağın gölgesinde tütün küfesinin başına oturur tütün dizerdim. Şehirde yaşayan ve oraya sadece hafta sonu gelen biri olarak bunu yapabilmek hoşuma giderdi. Şişe dizilen tütünler, sonra özenle kargıya geçirilirdi ve sergide kurumaya bırakılırdı. Ardından balyalanır, tüccara götürülürdü. Gece serinliğinde tütün kırdıkları, gündüz dizdikleri için yemek yapacak zamanı çok zor bulurlardı. Ben durur muyum, annem gönderdi diyerek habire evden yemek aşırır, onlara götürürdüm. Sırtlarına masaj yapardım, minicik ellerimle. Elif teyze de odun fırınında ekmek yaptığında, kek dilimi gibi hep elime tutuştururdu bir parça sıcacık ekmeği. Yanına da yayık ayran doldururdu bir bardak. O tat...ah o tat, hala damağımda!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel bir anıymış bu böyle.
      Çok güzel anlatmışsın canım yaa..

      PAylaştığın için teşekkür ederim.
      Bazı tatların yerini hiçbir şey doldurmuyor değil mi.

      Kocaman sevgiler :)

      Sil
  4. Ben 4 yaşındayken girmişler bir kooperatife,15 yaşında iken taşındık:)bir ev vardı ama nerdeydi,nasıldı hiç görmedim,sadece evin taksidini yatırdık bu ay diye konuşulanları duyardım:)
    Bir de ben 6 yaşında felanken komşumuz sıcak ekmek içi vermişti bir ikindi vakti,bende o tadı unutamam hala.oysa basit bir ekmek içi değil mi?ama başkaydı işte...anımsattın bana o günleri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deren

      Ahh bizde de aynı durum oldu çokk uzun seneler sonra taşınabildik evimize:)

      bazı tatlar gerçekten unutulmuyor..
      Belki de çok açtın :)

      Sil
  5. Boşuna demiyorum herşeyin başı muhabbet ve samimiyet diye ;)
    Haklısın canım gönülden gelmesi lazım o zaman insanın yediği, içtiği hatta muhabbet duyduğu şeylerin tadı damağında kalıyor.. Hemen aklıma şu atasözü geldi; Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır yada baş.
    Ama bak senin gönlünde yer etmiş ve ne güzel bir anı olarak kalmış.
    Sarıldım canım ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. biz o atasözünü çok kullanıyoruz :))
      Doğru diyon herşeyin başı muhabbet samimiyet:)

      Koçamannn öptüm :))

      Sil
  6. Kesinlikle düşünmemek lazım.Hele ki gönülden verilen o şeylerin tadı bir başka oluyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah o tatlarrrr:)))

      Uzun zamandır yoktun seni gördüğüme sevindim:)

      Sil
    2. Birazcik yorumları ihmal ettim ama sürekli göz attıklarımdansın Amak-ı Hayal :)

      Sil
    3. Beni unutmaman daha önemli tabii :)

      Sevgiler..

      Sil

Paylaşmak Güzeldir ;)