17.03.2013

Aslında Ben...


Başladığım noktaya geri dönüyorum. En başından çekiyorum her seferinde hüznümü, mutsuzluğumu; sıkıştırılmış atıştırmalık bir sandviç gibi aralara sızmış hoş bir koku ve çabuk biten bir tutam mutluluk…

Cümleler yetmiyor bu hızlı girişleri ve tahminden uzak sonuçları anlatmaya. Hangi cümlenin daha yakışıklı durduğuna karar veremiyorsun… Yabancılaşıyorsun kendine. Suçlamaları sevmiyorum ben. Kavga değil benim ki… Hayaller çöp olsun hiç istemedim. Ya kimse hayal kurdurtmasın ya da kurulu bir hayal düzeninin enkazında tek başına bırakmasın beni istedim. Sömürge yaşıyorum her defasında. Çalıp çırpılan bir maneviyattan elime düşenlerle yetinmek istemedim. Ben doğru bir yalnızlığı seçtim ama istemeden yaşananların hepsini de çok özledim…

Doğruyu mu özler sadece insan. Yasakları da özler, mutsuzluğa rağmen bir tutam iyi tadın hatırına bütün huzursuzlukları da razı gelmek ister(!) Eklendikçe bütünlükten uzak kalan her şey, senin hem parçan hem de sen olmaktan vazgeçmiş bir hatırandır.

Ve en zoru; olacaklarını hesaplayabildiğin bir maziye geri dönmemek için direnmektir…

Amak-ı Hayal

10 yorum:

  1. Seni ve yazılarını çoooook özlemişim

    :)

    YanıtlaSil
  2. hah haaaa istemeden yaşananları özlemek haaa.
    :)

    YanıtlaSil
  3. şahane..yasaklar daha mı özlenir ne..

    YanıtlaSil
  4. hmm düşündüren güzel bi yazı, özlenilesi duygular..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ozlemler ne zaman bitecek höff:/

      Sil
  5. Yanıtlar
    1. Tesekkur ederim begenmene sevindim:)

      Sil

Paylaşmak Güzeldir ;)