7.11.2013

Aşk

“Aşk…”

Ah canımın cananı...  Sevdiğim, sevdiklerimin en hası... Sen ne iyi ettin de geldin bana. Sen benim beslediğim, emek verdiğim, ümit ettiğim bir toprağın en alakasız yerinde yeşeriverdin. Ben ki bilmem kavuşmaları: Eski;  dili süngüsü bozuk, gıcırdayan bir kapı gibi kaldım aşk aralığında uzunca bir vakit hüzünlü ve garip. Ben ki her namesinde umutsuzluğun içinde umut edip aşkı arayan… Ben ki hep kolayın içinde aşkın zorunu, özlemini dibine kadar çaresizce yaşayan… Sen ne iyi etinde bozdun bütün hesapları. Yazdığım onca aşkın acısını, yükünü, zorunu bir çırpıda söküp attın.

Zor aşk yoktu elbet, kolayda keza… Kaderin sahibi bazı aşkları zor eyledi ham kalma diye. Kor yutturdu almadan vermeyi öğren diye. Uzakları, öteleri araya sokup imtihan etti rağmenlere rağmen sevmeyi becerebil diye. İradeyi zorladı zaman zaman ve sabrı öğretti en birincil. Sonra aşk bir vücuttan çıkıp ne senin ne de onun içine sığmayan bir hal aldı. Anladım ki sevmek bende başlayan sonsuz bir yolculuktu. Ve sevgili bu yolda görevini tamamladığında aşk nehrinde eriyen bir cismaniyet. Gövdede başlayan, ruha akan ve sonra ne senin ne de onun olamayan bir şeydi aşk. Aşk seni büyüten, içinden dışına çağlayan sevgi ve merhamet yoluydu. Sonu; her acıya rağmen kimseyi suçlayamayan, “ben sana hakkımı helal ettim” ya da “dilerim iki cihanda da mutlu olursun” la biten bir hoşgörü gücüydü.

Aşkın içinde nefret yok mudur? Bil ki aşk ölesiye öfke ve nefretle doludur aşılanmış bir ağacın zehirli meyve veren tarafı gibidir ama ne var ki hasatsızdır. Aşkın sonu tüm renklerin toplamı gibi bembeyazdır. Çelimsizce bir tane olarak düştüğün aşk toprağının bereketi kaldırır seni ayağa. Her rüzgarın, yağmurun, soğuğun seni yok edeceğini düşündükçe, dirayetsiz kaldıkça daha bir gür çıkarsın baharın başına. Çıktığın başlangıçlar bir gün kupkuru kaskatı kesilsen dahi yerin dibindeki binlerce kökü ölümsüz kılar…

Ey canıma değen sevgili… İşte bu yüzden kolayca düşsen de bu sefer gönlüme, bil ki hoyrat kullanamam sevgini. Sen benim elim, ayağım, dostum, eşim, sırdaşım, şükrümün en derin sebebisin. Çağlayan bir sevgi nehrinde, sevgi ve merhamet ile yudum ben seni. Pak gönlüne köklerimi saldım ince ince. İki cihanında benim için en değerli yoldaşı sen ol diye…

Amak-ı Hayal

4 yorum:

  1. vay vay vay amak...

    aşk yazısınma bak. ey aşk.

    YanıtlaSil
  2. “Hayallerimin uftunda binbir çiçek, binbir renk ve binbir musıki ahengi içinde bütün hücrelerimle sarmaş dolaş olup, ancak senin ruhunda eriyerek kendimi buluyorum” der gibi aşkın muhabbet ve ünsiyetle ebediyyen kaim olduğuna inananlardansın. Duamız bunun ebediyyen daim olmasıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burdan anlıyorum ki hocam yazımı sanırım beğendi :)

      Sil

Paylaşmak Güzeldir ;)