13.02.2014

Yaşama Sevinci

Penceremden pas parlak bir havaya bakıyorum şuan. Yaşama sevincini iliklerime kadar hissettiğim tek atmosfer bu. Martılar geçiyor ordu halinde. Öyle bir manzaraya şahit oluyor ki bazen insan (hayata dair) ve şöyle diyorsun kendine; bunu görmeyen yaşadım dememeli. Bazen nefesin kesiliyor gürül gürül akan bir kaynağın tepesinden aşağıya bakarken. Öyle bir oksijen yutuyorsun ki dünyanın en lezzetli oksijeni orada üretiliyor sanırsın. Bazı gökyüzü(leri) vardır insanı yutan. Yutmak dediysem ihtişamını kastettim aslında. Bol yıldızlı bir gökyüzünde yıldızlar yere ne kadarda yakın. Ne kadar da umut verici hayat... Tek bir düzenek içinde milyonlarca umut kırıntısı var darmadağınık. Ve her biri, gayretin, çabanın hala bir şeylerin yaşamaya değer olduğunun habercisi.

Bugün gökyüzü ne kadarda aydınlık… Gözlerinin rengi çıkmış ortaya ve bakışında tatlı bir parlaklık. Ruhumu dinlendiriyor bir bardak demli çay. Ve sol yanıma sızan güneş tenimi yakıyor. Boğazı ebruli güvercinler konuyor mutfak pencereme. Çocukluğumun en güzel hatıraları depreşiyor bugünlerde yine…


Amak-ı Hayal

4.02.2014

Çok Sevdim Ben Seni

Baktıkça içimi titreten sevgili,


Ne vakit uyumak bu kadar güzel oldu… Sararmış kirpiklerinde masum bir erkek çocuğu, sakallarından aşağıya inen bir parça tere ne zaman kapıldım ben. Avuçlarındaki sıcaklık ne zamandan beri tüm vücudumu ısıtır oldu. Bir el, tek bir yastıkta ne zaman kıymetlendi bu kadar? Ah sevgili ben sana ne zaman âşık oldum böyle…

Bakışına ne zaman tutuldum? Varlığına dua ettiğim kadar daha kime, neye sevindim, şükrettim bu kadar… Ah sevgili ömrüme nasıl bir tat kattın sen böyle.

Gece kâbuslarla uyanıyorum. Korkumu yatıştıran o kocaman kollarınla ben buradayım diyorsun usul usul. Yeni uykulara dalıyorum… Sabah ben kâbusumu sen ise neden öyle davrandığını hatırlamıyorsun. Gülüyorum halimize. Gözlerinin derinlerini en dibini görüyorum ben sevgili. Sen bile görmüyorsun benim gördüklerimi.

Öldürür bu aşk beni. Elinle açtığın hamurlar, sevgiyle uyandırdığın namazlar, kapıların ardından üstüne atladığım mesai bitimleri. Hemen geçen pazarlar hiç bitmeyen iş çıkışları…

Bu sevgi avuç açtırır insana… Gururunu yıkar. Gözlerini sevinçten hep nemli tutar. Bu aşk iflah etmez beni. İflah etmez çünkü sevilenin safında yer almak anlamaktır yaradanı… Ve anlamaktır sevmek; yanmak, kül olmaktır.

Ete kemiğe bürünmüş sevgi(li); Varlığın şükürlere sebep… Varlığın ömürlük bir dua… Varlığın gönlümdeki en değerli hazine… Varlığın varlığıma hediye edilmiş en kıymetli dua…


Seni çok seviyorum…