24.01.2015

Mektuplarım

En baştan beri, ilk öğrendiğim günden beri yazan tarafım ben. Heceleri kelimelerle, kelimeleri cümlelerle birleştirmeyi öğrendiğim günden beri sürekli yazıyorum. Daha çok anlaşılmak için, daha çok sevilmek için değil de; daha çok hissetmek için yazıyorum. Alıyorum önüme, en tatlı yerinde kıymık gibi etime sokulmuş acılarımı yayıyorum kâğıtların üzerine… Anneme yazdığım onca şiir geliyor aklıma ve bir şarkı dolanıyor dilime:

 “Benim annem güzel annem
 Beni al kollarına...”

Sonra o kollar büyüyor sardıkça bedenimi, sevdikçe ısıtıyor, ısıttıkça özündeki en kıymetli varlık çıkıveriyor ortaya bir tohum gibi… Anlıyorum ki sevmek için yaratıldım. Hissetmek için… Varlığını varlığıma katmak için hep…

Büyüdükçe sevginin şekli değişmedi hiç. Annemin kokusu, babamın kokusu, elinde büyüyen küçücük kardeşin kokusu, sevgilinin kokusu… Bir mektuplar bir de kokular hiç değişmedi hafızamda. Burnumdan sızlayarak kalbime inen o naif kokular hatıraların en paylaşılmaz delili… Saflığın, sevginin, tüm bedeninle hissetmenin halet-i ruhiyesi.

Ben, en son senin için yazdığım mektuptan sonra bıraktım mektupları. Yazılar ne seni ne de beni anlatamayınca vazgeçtim cümlelerden. Senin olmayan cümleleri sana yazmak yozlaştırırdı hatıraları. Geçmişin kokusunu bozardı. Öyle bir şeydi ki sana yazmak. Annemin, saman kâğıdından, silerken bir yerlerini yırttığım şiir kağıtlarımın, katlanmış uçlarını açışında yaşadığım; o yüreği ağzında heyecanım…

Eksik kaldı… Senin için yazılmış kelamları tarif etmeye hepsi eksik kaldı… Dünyanın bütün kıymetli kelimelerini tek cümlede toplardık biz seninle. Bunu öyle kolay yapardık ki… Okudukça kıymetlenirdi dilimde. Okudukça tadı güzelleşirdi. Kağıdına sevgi bulaşmış çok az mektup gördüm ben… Her ne okuduysam hepsini çok sevdim…


Ben hepsini çok sevdim.


~Sözde yazar~

3 yorum:

  1. mektupların üzerinde gizli bir gizem var ve bu gizemin sırrını çözmek için özel bir çaba sarfetmek bile istemez insan. sırrın hazinesine vakıf olan bir seyyah edasıyla bakar etrafına.. bu yorumunun burada yayımlanıp yayımlanmayacağını bilmeden yazıyorum buraya. mektuplar...tırnak izi kadar kalıcıdır insanın yüreğinde...

    YanıtlaSil

  2. Bir adsızın ilk defa net olarak adını biliyorum burada...
    Güzel bir duyguymuş bilmek:)
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Bazı mektuplar vardır ki, okuduğunda veya yazdığında derinlerde yüreğinin ta içinde bir yerlerde onu adeta yaşarsın. Ve gariptir ki bazı zamanlar vardır, ardından onca geçen zamana rağmen birbirine o kadar ulanmıştır ki; onca geçen zaman daha dündür. Bugünden bakınca. Değişmeyen bazı şeylerin zamana inat yaşadığını bilmek ve bununla yaşamak...Herşeyin değiştiğini zamanın bile değiştiğini bildiğin halde üstelik...işte o değişmeyen bazı güzel şeyler insanda barındıkça ve buna sahip oldukça mektuplar da anlamını başka bir boyuta taşıyor. Anlamlı kalıyor. ve insanın kendisine anlam katıyor. bazı şeylerin pahası biçilemez. İşte o bazı şeylerin içini dolduran her unsur mektubuna ve sahibine hizmet ediyor. bu yorumun burada yayınlanıp yayınlanmayacağını bilmeden yazan bir adsızdan selamlar.

    YanıtlaSil

Paylaşmak Güzeldir ;)