1.03.2015

Oysa Özlemin Kokusu Vardı...

Sadece üzerini koklayacağın sevgilerin özleminden geçer bazen ömür. Eğer geri dönüşü olsaydı kokusunun tastamam geleceği, yeteceği vakitlere şahitlik ederdi kader. Sevmenin özü böyle bir şeydi. Böyle yaşanmalıydı, tabii hakkını vermek dedikleri bir şey vardıysa eğer. Avuçlarının terine rağmen ellerini ayırmamanın sevgiyle düpedüz ilişiği vardı.

Eğer bir geri dönüş olsaydı kokusu yeterdi sevgilinin. Çünkü koku, varlığında fark edilmeyen ama sonrasında en çok aranan şeydi. Tuhaf bir şeydi işte o. Henüz tanımı yapılamamış anlamsız bir bağımlılıktı. İnceden sızı yayan ve en uzun soluklu kalandı. Aslında kullanışsızdı… Başkasında bulunamazdı ve satın alınamazdı.

Ah! Kimsenin kokusu kimseye benzemiyor sevgili… Elinin teri kaynamıyor tenine sinsice… Bir kokuyu özlemek bir yüzü özlemekten daha fazlası ediyor… İçini dışına düğümlüyor… Seni hem terk ediyor hem de ilelebet burnuna, tenine, yüreğine öylece lehimliyor.

 Gerçek sevgi buram buram aşk kokuyor. Kötüsü olmuyor sevgilinin. Sonra bir gün ansızın bir özlemin farklı bir kokusu yayılıyor, burnun sızlıyor, canın tatlı /acı bir burukluk yaşıyor. Sonunda tebessüm mü ediyorsun yüreğin mi burkuluyor bilemem; bildiğim tek şey o kokular çok kıymetli ve geri dönüşü olmayan hatıraların en ifadesi zor  temsili…



~Sözde Yazar~


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaşmak Güzeldir ;)