21.11.2016

EBEDİ...

Savrulmak ebedi… Bu sözün içi dolu, kırıntılarınki ise boş… 

Vakitlerden bir akşam olsa gelsen vuslatın tepesine baksan manzara çöl, kurak, ölesiye susamış… Baktıkça için kurur, kurudukça canın çekmez gecenin bir vakti gözüne kumlar doluşmuş, ‘kendine benzeyen’ mehtabın... Tepeler gel der, rüzgârlı bir uğultu... Konuşanın dili cezbeder duyanın kulaklarını… Canın tepe çekerde kurak manzara çekmez işte. Bilmek, bazen de kendine benzetmek herhangi birini bir şeyi…

Bir örümceğin dokusu ne zaman ağ halini alır? Tek bir sefer geçtiğin yol senin midir? Ezber etmediklerin, yolunu aşındırmadıkların sana ait olur mu? Sen ona ait bir parça olur musun ya da… Dünya hali böyledir desem yarım kalır sözler. Her şey büsbütün tamda aynı yerde döner durur. Bu diyardan başka diyarlara akar gider ve öte yerlerden buralara taşınır durur.

Örümcek döner durur ağının etrafında bir perva… Kurak tepelerin ötelerinden sular görünür, tozlu yollar ark olur ayak izlerinin eşliğinde gide gele. Gitmesi hoş gelmesi hoş karşılayanı hoş yollar vardır… Bir gönle girmek tek bir duygunun savuşturulmuş halinden fazlasını ister mesela. Yolları vardır engebeli ve uzun.  Aynı yollarda bi perva döner durursun.  Sevgi dediğin şeyin kaynama noktası, eşiğin aşınma oranıyla sonsuza dek denklik gösterir. Dünyanın yakası ahiretin yoluyla müebbet bir birlik içerisinde. Biri diğerine sonsuza dek ve mütemadiyen iliklenir durur.

Yoldan gelenin yola gidişi bu sebepledir belki de…  Neye talipsen onun etrafında pervane olduğundan beridir, döndüğün yerden çekmeye başlar, varlığın sebebi.  Hislerin ağırlığı gelir senin boyunu aşar. Her döngünün etrafını kuşatan sağlam duygular vardır. Bulunduğu yeri ve kimseleri kendi çekim noktasında hem toplayan hem de dağıtan…

Neyi istersen onu verecek hayat ve sen isterken yine de istenenden daha cömert olamayacaksın…

~S'özde Yazar~

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaşmak Güzeldir ;)