12.02.2017

DÜŞÜRDÜM SENLİ DÜŞLERİMİ

“Bir satırdan ötekine geçerken düşürdüm senli düşlerimi” demiştim… Hikâyeler bitince hisleri devam eden, bazen de hisleri devam ederken hayattaki kurgusu biten hikâyelerle dolmuş her yer. Düşmemiş meğerse satırlar, öte satırlara bir çaput gibi bağlanıvermiş. Bazen paspas gibi olmuş bilmem kimin nasırlı ayakları altında… Nemlenmiş, rutubet kokmuş…

Satırlar düşmemiş, ben düşmüşüm çoğu zaman… O kadar heyecanlı devam etmişim ki yoluma, dizim mi kanamış, etim mi morarmış, kırık mı varmış bilemeden, diyemeden gitmişim de gitmişim. Kendi kendimi geçmişim… Bir satırdan ötekine geçerken düşürdüm mü senli düşlerimi bilememişim. Gerçekte ne olduğunu bilemeden yazdığım o cümleye esir düşmüşüm…

Gökyüzünün derin maviliğinde bir top oksijeni bütün bütün yutan çocukluk satırlarım ve şeytan uçurtmamdan bugüne dek değişmeyen şeyler olmuş hayatımda. Ne değişenlere kadeh kaldıracak kadar hoşnut ne de yansın geceler diyecek kadar manik depresif…

İpim daha uzun olsaydı, benim şeytan uçurtmam hiç takılı kalır mıydı elektrik tellerine… Daha büyük adımlar atabilseydim, gücüm yetseydi şayet bir uçurtmanın peşinden hem koşup hem de onu dizginlemeye, belki de öte diyarları görürdü… Ve anlatırdı bana başka satırların kalanlarını ve gidenlerini…

***

~S’özde Yazar~

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaşmak Güzeldir ;)